phpKF - php Kolay Forum  
Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
Forumunuz Hayırlı olsun yenilendi

Resim Ekleme

Bu Sayfadaki Bilgiler 04/05/2007 tarihli ve 5651 sayılı
Bu Sayfadaki Bilgiler 04/05/2007 tarihli ve 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun" Uyarınca Gerekli Durumlarda İletişim Sağlanabilmesi İçin Eklenmiştir. Lütfen Gerekli Durumlarda Kullanınız... İbrahim uzun Esatpaşa mah 3.demiryollu 1201.sk no:28 menemen/izmir/Türkiye email :Uzun_70@hotmail.com
Forum Ana Sayfası  »  Hadis
 »  Sünen-i Tirmizi-1c

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Sünen-i Tirmizi-1c           (gösterim sayısı: 1.491)
Yazan Konu içeriği

boşluk

lovepowerman
[lovepowerman]
lovepowerman

Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 13.09.2010
İleti Sayısı: 2.589
Şehir: İzmir
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Web Adresi
Özel ileti Gönder

Konu Tarihi: 13.03.2011- 22:26
Alıntı yaparak cevapla  


3507- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’ın doksan dokuz ismi vardır. Kim bunları öğrenir ve hayatı boyunca Allah’ı bu şekilde tanıyarak yaşar ve hayatını bu iman ve yaşayış üzere bitirirse inşallah Cennete girer.” “O Allah ki Ondan başka gerçek ilah yoktur ancak o vardır. O dünyada herkese ahirette ise sadece mü’minlere acıyıp şefkat edendir.”

(Bu 99 ismi; manzum tercemesiyle veriyoruz ki Müslümanlar kolayca ezberleyip Allah’ı iyi bilisinler diye…;)

Buhârî ve Müslim’de isimler sayılmaksızın, Tirmizî, Deavât, 86 ve İbn-i Mâce, Duâ, 10 da 99 isim sayılarak rivayet edildiğine göre; “Allah’ın 99 ismi vardır. Kim bunları öğrenir (hayatı boyunca Allah’ı bu şekilde tanıyarak yaşar ve hayatını bu iman ve yaşayış üzere bitirirse inşaallah) Cennete girer.”

اَللَّهُ

Allah, O'ndan başka yoktur tapacak

En güzel isimler, O'nundur ancak.


اَلْوَكِيلُ - اَلْقَوِىُّ


Vekîl'dir, daima kulun vekili.

Kavî'dir, işi pek güçlü, kuvvetli.

اَلرَّحْمَنُ – اَلرَّحِيمُ

Rahman'dır, esirger, merhametlidir.

Rahim'dir, kuluna pek rahmetlidir.


اَلْمَتِينُ - اَلْوَلِىُّ


Metîn'dir, sarsılmaz pek metanetli.

Velî'dir, mevlâ'dır, ne güzel velî.

اَلْمَلِكُ – اَلْقُدُّوسُ


Melik'dir, mülk O'nun varlık O'nundur.

Kuddûs'tür, eşsizlik, birlik O'nundur.


اَلْحَمِيدُ – اَلْمُحْصِى


Hamîd'dir, her işi yerinde, yüce.

Muhsî'dir, saymıştır, nasıl ve nice.

اَلسَّلاَمُ – اَلْمُؤْمِنُ


Selâm'dır, selâmet, saadet O'ndan.

Mü'min'dir, hidayet emniyet O'ndan.


اَلْمُبْدِئُ – اَلْمُعِيدُ


Mübdî'dir, her işin başıdır, başlar.

Muîd'dir, her işi tekrar O işler.

اَلْمُهَيْمِنُ – اَلْعَزِيزُ


Müheymin, gözeten, denetleyen O.

Aziz'dir, şerefli, şeref veren O.


اَلْمُحْيِى - اَلْمُمِيتُ


Muhyî'dir diriltir, hayat bahşeder.

Mümît'dir, öldürür ve helak eder.

اَلْجَبّاَرُ


Cebbâr'dır, her derdin çaresi O'ndan.

Çıkmaya çare yok, buyruklarından.


اَلْحَىُّ - اَلْقَيوُّمُ


Allah'ım bir Hayy'dir, daim sağ ölmez.

Kayyûm'dur hiç bir şey O'nsuz sağ olmaz.

اَلْمُتَكَبِّرُ


Büyüklük O'nundur, O mütekebbir.

Bir Allah, en büyük demektir tekbir.


اَلْواَجِدُ - اَلْماَجِدُ


Vâcid'dir, ezeli, ebedi vardır.

Mâcid'dir, mecidle anlamı birdir.

اَلْخاَلِقُ – اَلْباَرِئُ


Hâlık'tır, yarattı, yoktan var etti.

Bârî'dir, düpdüzgün yaptı, düzeltti.


اَلْواَحِدُ - اَلصَّمَدُ


Vâhid'dir, birdir O, başka İlah yok.

Samed'dir, eşsizdir, gayrine âh yok.

اَلْمُصَوِّرُ


Musavvir, her şeye bir suret vermiş.

Sanatını gözler önüne sermiş.


اَلْقاَدِرُ - اَلْمُقْتَدِرُ


Kâdir'dir, herşeyin üstüne gider.

Muktedîr, her işi yapar, alteder.

اَلْغَفّاَرُ – اَلْقَهّاَرُ


Ğaffâr'dır, bağışlar, eksiği kapar.

Kahhâr'dır, kahreder ne yapar, yapar.


اَلْمُقَدِّمُ - اَلْمُؤَخِّرُ


Mukaddim, isterse öne alır O.

Muahhir, isterse sona alır O.

اَلْوَهّاَبُ – اَلرَّزاَّقُ


Vehhâb'tır, hep verir, hep karşılıksız.

Razzâk'tır, mahlûku komaz rızıksız.


اَلأَوَّلُ – اَلآخِرُ


Evvel'dir, ilk O'dur, yoktur öncesi.

Ahir'dir son O'dur, yoktur sonrası.

اَلْفَتّاَحُ – اَلْعَلِيمُ


Fettâh'tır, yol açar kapılar açar.

Alîm'dir, bilendir sonsuz ilmi var.


اَلظّاَهِرُ - اَلْباَطِنُ


Zâhir'dir, en üstün O'ndan üste yok.

Bâtın'dır, en gizli O'ndan berî yok.

اَلْقاَبِضُ – اَلْباَسِطُ


Kâbız'dır, dilerse sıkar, dar eder.

Bâsıt'tır, bol verir, yoğu var eder.


اَلْواَلِى - اَلْمُتَعاَلِى


Vâlî'dir, üstlenir, destekler kulu.

Müteâlî O'dur, yüksek ve ulu.

اَلْخاَفِضُ – اَلرّاَفِعُ


Hâfız'dır, indirir, alçaltır aman.

Râfı'dir, bindirir, yüceltir heman.


اَلْبَرُّ - اَلتَّوّاَبُ


Berr'dir, kaplamıştır lutfu her yeri.

Tevvâb, kabul eder, tüm tevbeleri.

اَلْمُعِزُّ – اَلْمُذِلُّ


Muîz'dir, yükseltir izzetler verir.

Müzil'dir, alçaltır, zilletler verir.


اَلْمُنْتَقِمُ – اَلْعَفُوُّ


Müntakîm, intikam alır, bırakmaz.

Afüv'dür, yalvarsan affeder, bakmaz.

اَلسَّمِيعُ – اَلْبَصِيرُ


Semi'dir, herşeyi duyar, işitir.

Basîr'dir, herşeyi görür, gözetir.


اَلرَّؤُوفُ – ماَلِكُ الْمُلْكِ


Raûf'dur, şefkati, merhameti çok.

Mâliki'l-Mülk'tür O, mülk de ortağı yok.

اَلْحَكَمُ – اَلْعَدْلُ


Hakem'dir, söz O'nda, her sözü hikmet.

Adl, işi adalet, sözü adalet.


ذُوالْجَلاَلِ وَاْلاِكْراَمِ


O'dur zü'l-Celâli ve'l-İkrâm mevlâ.

Yücelik ve İhsan hep O'ndan ola.

اَللَّطِيفُ – اَلْخَبِيرُ


Latîf'tir, lutfeder, pek ince bilir.

Habîr'dir, her şeyden haberdar olur.


اَلْمُقْسِطُ - اَلْجاَمِعُ


Muksit'tir, Âdildir, her işi denge.

Câmî'dir, toplayan belli bir güne.

اَلْحَلِيمُ – اَلْعَظِيمُ


Halîm'dir, hiç ivmez, hep verir mühlet.

Azîm'dir, sadece O'nun azamet.


اَلْغَنِىُّ - اَلْمُغْنِى


Ğanîy'dir, değildir bir şeye muhtaç.

Muğnî'dir, O'ndandır bütün ihtiyaç.

اَلْغَفُورُ – اَلشَّكُورُ


Ğafûr'dur, bağışlar, örter, affeder.

Şekûr'dur, hak bilir, azı çok eder.


اَلْماَنِعُ


Manî'dir, engeller her ne isterse.

Veremez hiç kimse, O bir keserse.

اَلْعَلِىُّ – اَلْكَبِيرُ


Alîy'dir, en üstün, en yüksek O'dur.

Kebîr'dir, en büyük, en büyük O'dur.


اَلضّاَرُّ - اَلنّاَفِعُ


Zârr'dır, zararına engel olunmaz.

Nafi'dir, faydasından uzak kalınmaz.

اَلْحَفِيظُ – اَلْمُقِيتُ


Hafîz'dir, O kollar, O bekler durur.

Mukît'tir, herşeyin hakkını korur.


اَلنُّورُ - اَلْهاَدِى


Nûr'dur, nasıl nûrdur asla bilinmez.

Hâdî'dir, O'nsuz hiç bir şey bulunmaz.

اَلْحَسِيبُ – اَلْجَلِيلُ


Hasîb'tir, hesaplar ve hesap sorar.

Celîl'dir en yüce, en yüce O var.


اَلْبَدِيعُ - اَلْباَقِى


Bedî'dir, herşeyi yoktan var kılan.

Bâkî'dir, ebedi kalacak olan.

اَلْكَرِيمُ – اَلرَّقِيبُ


Kerîm'dir, pek cömert, ikram edici.

Rakîb'dir, görücü, hem gözetici.


اَلْواَرِثُ


Vâris'dir, herşeyin mirası O'nun.

Burası O'nundur, orası O'nun.

اَلْمُجِيبُ – اَلْواَسِعُ


Mücîb'dir, karşılık verir duâya.

Yalvar herşeyi bol, Vâsî Mevlaya.


اَلرَّشِيدُ - اَلصَّبوُرُ


Reşîd'dir, gösterir ve eriştirir.

Sabûr'dur, sabırlı hep fırsat verir

اَلْحَكِيمُ – اَلْوَدُودُ


Hakîm'dir, her sözü, her işi doğru.

Vedûd'dur, sevilir, sever kulunu.





En güzel isimler bir tek Allah'ın.

Var sen de nimeti ve çok günahın.

اَلْمَجِيدُ – اَلْباَعِثُ


Mecîd'dir, şanlıdır, pek şereflidir.

Bâis'dir, ruh verir, elçi gönderir.





Nimetiyle günahını temizle.

Bu güzel adları iyi ezberle.

اَلشَّهِيدُ – اَلْحَقُّ


Şehîd'dir, her şeye şâhidtir Allah.

Ezelî, ebedî tek Hak'dır Allah.





Sonra hakkın ver gaflete dalma.

Cehenneme girip, Cennet’ten olma.

(İbn-i Mâce, Duâ: 10 (Terc. 10/48)

� Tirmizî: Bu hadis garibtir. Pek çok râvî bu hadisi bize Safvân b. Salih’den rivâyet etmiştir. Bu hadisi sadece Safvân’ın rivâyetiyle bilmekteyiz. Hadisçiler yanında güvenilen bir kişidir.,Bu hadis aynı zamanda değişik şekilde Ebû Hüreyre’den rivâyet edilmiştir.Pek çok rivâyetler içinde Esma-ül Hüsna’nın isimlerinin sayıldığını sadece bu hadisle bilmekteyiz. Adem b. ebî İyas bu hadisi başka bir senedle yine Ebû Hüreyre’den zikrederek Allah’ın isimlerini zikretmiştir. Fakat rivâyetin senedi sağlam değildir.

3508- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, “Allah’ın doksan dokuz ismi vardır, bunları öğrenip bunlara göre Allah’ı tanıyıp yaşayan ve bu imanla ölen kimse inşallah Cennete girer.” (İbn-i Mâce, Duâ: 10)

� Tirmizî: Bu rivâyette isimlerin sıralaması yoktur.

Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

3509- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Cennet bahçelerine uğradığınızda oradan istifade ediniz.” Bunun üzerine ben: “Ey Allah’ın Rasûlü! Cennet bahçesi neresidir?” dedim. Buyurdular ki: “Mescidlerdir.” Ben: “Oradan istifade etmek ne demektir?” dedim. Şöyle buyurdular: “Sübhlahi velhamdülillahi vela ilahe illallahu vallahü ekber (Allah yücedir ve eksiksizdir.Bütün övgüler Allah’adır. Allah’tan başka gerçek ilah yoktur ve Allah en büyüktür.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)

� Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir.

3510- Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Cennet bahçelerine uğradığınız zaman oradan istifade ediniz.” Ashab: “Cennet bahçeleri neresidir?” diye sordular. Rasûlullah (s.a.v.)’de: “Allah’ın dinini öğrenmek üzere meydana getirilen sohbet guruplarıdır” buyurdu. (Müsned: 12065)

� Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle Sabit’in Enes’den rivâyeti olarak hasen garibtir.

bölüm: 84

Ø bir musibet anında hangi duâ yapılmalı?

3511- Ebû Seleme (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Herhangi birinizin başına bir musibet geldiğinde şöyle desin: “Bizi yaratan Allah’tır. Allah’ın mülkünde yaşamaktayız. Varlığımız, Allah içindir, sonunda ona dönecek ve hesaba çekileceğiz.” (Bakara: 156) “Allah’ım senin katında başıma gelenlere sevap verileceğini umuyorum. Bundan dolayı beni mükafatlandır ve onun yerine bana daha hayırlısını ver.” Ebû Seleme can verirken: “Allah’ım hanımıma benim ölümümden sonra benden daha hayırlı birini nasib et” diye duâ etti. Ebû Seleme vefat edince Ümmü Seleme: “Varlığımız, Allah içindir. Allah’ın mülkünde yaşamaktayız. Sonunda ona dönüp hesaba çekileceğiz” deyip; “Allah katındaki bu musibetlerden dolayı sevap verileceğini ümid ediyorum. Bundan dolayı beni mükafatlandır.” (Müsned: 25448)

� Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle garibtir. Bu hadis değişik şekilde yine Ümmü Seleme’den rivâyet edilmiştir. Ebû Seleme’nin adı Abdullah b. Abdul Esed’tir.

bölüm: 85

Ø dünya ve ahirette afiyet istemek herşey yerine geçer mi?

3512- Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre: Bir adam Rasûlullah (s.a.v.)’e geldi ve: “Hangi duâ daha değerli ve kıymetlidir” dedi. Rasûlullah (s.a.v.)’de buyurdu ki: “Rabbinden dünya ve ahirette selamet ve afiyet dile.” Sonra ikinci bir gün gelerek tekrar “Hangi duâ daha faziletli ve değerlidir?” diye sordu. Rasûlullah (s.a.v.), ona aynı cevabı verdi. Üçüncü sefer geldiğinde yine aynı soruyu sordu. Rasûlullah (s.a.v.)’de aynı cevabı verdi ve şöyle devam etti: “Sana dünya ve ahirette afiyet verilmişse zaten kurtulup gitmişsindir.” (Ebû Dâvûd, Salat: 27)

� Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir. Bu hadisi sadece Seleme b. Verdan’ın rivâyetiyle bilmekteyiz.

3513- Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah’ın Rasûlü! Kadir gecesinin hangi gece olduğunu bilirsem hangi duâyı okumamı tavsiye edersin?” dedim. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’ım sen affedicisin, ikram sahibisin affetmeyi seversin beni de affet.” (İbn Mâce, Duâ: 27)

� Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

3514- Abbâs b. Abdulmuttalib (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bana bir şey öğret ki onu Allah’tan isteyeyim” dedim. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’tan afiyet dile…” Birkaç gün sonra tekrar geldim: “Ey Allah’ın Rasûlü! bana bir şey öğret ki onu Allah’tan isteyeyim” dedim. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), bana şöyle dedi: “Ey Abbâs! Ey Peygamberin amcası! Allah’tan dünya ve ahirette afiyet iste.” (Müsned: 1687)

� Tirmizî: Bu hadis sahihtir. Abdullah b. Hâris b. Nevfel, Abbâs b. Abdulmuttalib’den hadis işitmiştir.

3515- İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Allah’tan, afiyetten daha sevimli ve üstün bir şey istenmemiştir.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)

Tirmizî: Bu hadis garibtir. Bu hadisi sadece Abdurrahman b. ebî Bekir el Müleykî rivâyeti olarak bilmekteyiz.

bölüm: 86

Ø kişi kendisini satar mı?

3516- Ebû Bekir (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), bir işi yapmak istediği zaman: “Allah’ım bana hayırlısını ver ve benim için en uygun olanı seç” diye duâ ederdi. (Tirmizî rivâyet etmiştir.)

� Tirmizî: Bu hadis garib olup bu hadisi sadece Zenfel’in rivâyetiyle bilmekteyiz. Hadisçiler yanında Zenfel zayıf birisidir. Kendisine Zenfel-ül Arafî’de denilmektedir. Arafat ta oturmakta idi. Bu hadisi tek olarak rivâyet etmiş ve kendisi gibi rivâyet eden biri olmamıştır.

3517- Ebû Mâlik el Eş’arî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Abdest, imanın bir parçasıdır. Elhamdülillah diyecek şekilde yaşamak mizanı doldurur. Sübhlah ve Elhamdülillah diyecek şekilde bir hayat sürmek gökler ve yeryüzü arasını dolduracak kadar sevap kazandırır. Namaz, nurdur. Sadaka kişinin Müslüman olduğuna bir delildir. Sabır her an önümüzdeki bir ışıktır. Kur’ân ise lehimizde veya aleyhimizde bir delildir. Her insan sabahleyin kalkıp nefsinin satıcısıdır. Ya ibadet ve kulluk yaparak kendisini Allah’a satmış olur. Veya arzu ve hevesine veya şeytana uyarak kendisini helak etmiş olur.” (Müslim, Tahara: 27)

� Tirmizî: Bu hadis sahihtir.

bölüm: 87

Ø mizanı dolduran ve çok sevap kazandıran şeyler nelerdir?

3518- Abdullah b. Amr (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Sübhlah demek mizanın yarısını doldurur. Elhamdülillah demek ise teraziyi doldurmuş olur. Allah’tan başka gerçek ilah yoktur, sadece O vardır diyen kimse ile Allah arasında hiçbir perde yoktur. Cennette kendisiyle beraber oluncaya kadar…” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)

� Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle garib olup senedi de sağlam değildir.

3519- Süleymoğullarından bir kişiden rivâyet edilmiştir: “Rasûlullah (s.a.v.), şunları benim elimde veya kendi elinde saydı: Sübhlah demek mizanın yarısıdır. Elhamdülillah ise onu doldurmuş olur. Allahuekber demek gök ile yeryüzü arasını doldurur oruç sabrın yarısı temizlikte imanın yarısıdır.” (Müsned: 17571)

� Tirmizî: Bu hadis hasendir. Şu’be ve Sûfyân es Sevrî bu hadisi Ebû İshâk’tan rivâyet etmişlerdir.

http://www.lovepowerman.net/
__________________

Bu ileti en son lovepowerman tarafından 13.03.2011- 22:39 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası  »  Hadis
 »  Sünen-i Tirmizi-1c

Forum Ana Sayfası

Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2010   phpKF Ekibi

Love Power Man

 RSS Beslemesini Görmek için Tıklayın   RSS Beslemesini Google Sayfama Ekle   RSS Beslemesini Yahoo Sayfama Ekle