phpKF - php Kolay Forum  
Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
Forumunuz Hayırlı olsun yenilendi

Resim Ekleme

Bu Sayfadaki Bilgiler 04/05/2007 tarihli ve 5651 sayılı
Bu Sayfadaki Bilgiler 04/05/2007 tarihli ve 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun" Uyarınca Gerekli Durumlarda İletişim Sağlanabilmesi İçin Eklenmiştir. Lütfen Gerekli Durumlarda Kullanınız... İbrahim uzun Esatpaşa mah 3.demiryollu 1201.sk no:28 menemen/izmir/Türkiye email :Uzun_70@hotmail.com
Forum Ana Sayfası  »  S İ Y E R - İ N E B İ
 »  Hz. MUHAMMED S.A.V’İN MİRAC KISSASI

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Hz. MUHAMMED S.A.V’İN MİRAC KISSASI           (gösterim sayısı: 2.270)
Yazan Konu içeriği

boşluk

lovepowerman
[lovepowerman]
lovepowerman

Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 13.09.2010
İleti Sayısı: 2.589
Şehir: İzmir
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Web Adresi
Özel ileti Gönder

Konu Tarihi: 28.06.2011- 16:04
Alıntı yaparak cevapla  


Hz. MUHAMMED S.A.V’İN MİRAC KISSASI

Mirac, aslında merdiven sonra yükseliş, bilhassa Hz. Muhammed’in göğe çıkışı. İsra kelimesi ise, geceleyin seyhat manasına gelir ki, Hz. Muhammed’in mirac kıssasını Mekke’den Kudüs’e kadar olan kısmı bu sürede şöyle anlatılır: Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu Mescid’i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid’i Aksa’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir. Kaynak: Kur’an’ın, isra süresi, ayet 1

Malik b. Sasaa’dan rivayet olduğuna göre, Hz. Muhammed Kudüs’e seyahat ettiği gece Ashabına haber verip şöyle buyurmuştur: Bir kere ben Hatim’de yatmiş bulunuyordum. Bu sırada Cebrail geldi (göğsümü) yardı ve kalbimi çıkardı. Sonra içi iman dolu bir tas getirildi. Kalbim yıkandıktan sonra içini iman dolduruldu. Sonra eski haline iade olundu. Daha sonra katırdan küçük ve eşekten büyük beyaz bir binek getirildi. Ben bunun üzerine bindirildim. Cebrail de benimle yolandı, bana refakat etti.

Nihayet dünya semasına vardı. Cebrail gök kapısını çaldı.
- Kim o? denildi. Cebrail:
- Cebrail’im dedi.
- Yanındaki kimdir? diye soruldu. Cebrail:
- Muhammed, diye cevap verdi.
- Ya ona mirac (merdiven) daveti gönderildi mi? diye soruldu. Cebrail:
- Evet gönderildi diye tastik etti.
- Merhaba gelen zata, bu gelen kişi ne gözel yolcu? denildi. Hemen gök kapısı açıldı. Ben birinci semaya varınca orada Ademle karşılaştım. Cebrail bana: - Bu senin baban Adem’dir; ona selam ver, dedi. Bende selam verdim. Adem selamıma mukabele etti. Sonra: - Merhaba hayırlı, iyi oğlum, salih peygamber, dedi.

Sonra Cebrail benimle yukarı yükseldi. Ta ikinci semaya geldi. Bunun da kapısını çaldı:
- Kim o? denildi. Cebrail:
- Cebrail’im dedi.
- Yanındaki kimdir? denildi. Cebrail:
- Muhammed diye cevap verdi.
- Ya ona mirac daveti gönderildi mi? denildi. Cebrail:
- Evet gönderildi dedi.
- Merhaba gelen zata, bu gelen kişi ne gözel yolcu, denildi. Hemen gök kapısı açıldı. Ben ikinci semaya varınca orada Yahya ve İsa ile karşılaştım. Yahya ile İsa teyze oğullarıdır. Cebrail bana: - Bu gördüklerin Yahya ile İsa’dır; bunlara selam ver, dedi. Ben de onlara selam verdim. Onlar da selamıma mukabele ettiler. Sonra : - Merhaba hayırlı kardeş, salih peygamber, dediler.

Sonra Cebrail benimle üçüncü semaya yükseldi. Bunun da kapısını çaldı:
- Kim o? denildi. Cebrail:
- Cebrail’im dedi.
- Yanındaki kimdir? denildi. Cebrail:
- Muhammed, dedi.
- Ya ona mirac daveti gönderildi mi? denildi. Cebrail:
- Evet gönderildi dedi.
- Merhaba gelen zata, bu gelen kişi ne gözel yolcu, denildi. Hemen gök kapısı açıldı. Ben üçüncü semaya vardığımda Yüsuf ile karşılaştım. Cebrail: - Bu gördüğün Yüsuf’tur; ona selam ver, dedi. Ben de Yüsuf’a selam verdim. O da mukabele etti. Sonra : - Merhaba hayırlı kardeş, salih peygamber, dedi.

Sonra Cebrail benimle yükseldi. Ta dördüncü semaya vardı. Bunun da kapısını çaldı: - Kim o? denildi. Cebrail:
- Cebrail’im dedi.
- Yanındaki kimdir? denildi. Cebrail:
- Muhammed, dedi.
- Ya ona mirac daveti gönderildi mi? denildi. Cebrail:
- Evet gönderildi dedi.
- Merhaba gelen zata, bu gelen kişi ne gözel yolcu, denildi. Hemen gök kapısı açıldı. Ben dördüncü kat göğe vardığımda İdris ile karşılaştım. Cebrail bana: - Bu gördüğün İdris’tir. Ona selam ver, dedi. Ben de İdris’e selam verdim. O da selamımı karşıladı. Sonra : - Merhaba salih kardeş, salih peygamber, dedi.

Sonra Cebrail benimle yükseldi. Ta beşinci semaya vardı. Onunda da kapısını çaldı:
- Kim o? denildi. Cebrail:
- Cebrail’im dedi.
- Yanındaki kimdir? denildi. Cebrail:
- Muhammed, dedi.
- Ya ona mirac daveti gönderildi mi? denildi. Cebrail:
- Evet gönderildi, diye cevap dedi.
- Ferah ve inşira ona, bu gelen zat ne gözel yolcu, denildi. Hemen gök kapısı açıldı. Ben beşinci semaya varınca Harun ile karşılaştım. Cebrail bana: - Bu gördüğün Harun’dur, ona selam ver, dedi. Ben de Harun’a selam verdim. O da selamımı mukabele etti. Sonra: - Merhaba salih kardeş ve salih peygamber, dedi.

Sonra Cebrail benimle yükseldi. Ta altıncı kat göğe irişti. Gök kapısını çaldı:
- Kim o? denildi. Cebrail:
- Cebrail’im, diye cevap dedi.
- Yanındaki kimdir? denildi. Cebrail:
- Muhammed, dedi.
- Ya ona mirac daveti gönderildi mi? denildi. Cebrail:
- Evet gönderildi, dedi. Bu göğün bekçisi:
- Bu gelen kişiye merhaba; ne gözel bir yolcu geldi, dedi. Ben altıncı göğe varınca Musa ile karşılaştım. Cebrail bana: Bu Musa’dır; selam ver, dedi. Ben de Musa’ya selam verdim. O da mukabele etti. Sonra: - salih kardeş ve salih peygambere merhaba, dedi. Ben Musa’yi bırakıp geçince Musa ağlamağa başladı. Musa’ya: - Neye ağlıyorsun? denildi. O da: - Benden sonra bir genç peygambere biat olundu ki, onun ümmetinden Cennet’e girenler, benim ümmetimden girenlerden çoktur da ona ağlıyorum, dedi.

Sonra cebrail benimle yedinci göğe yükseldi. Gök kapısını çaldı.
- Kim o? denildi. Cebrail:
- Cebrail’im, dedi.
- Yanındaki kimdir? denildi. Cebrail:
- Muhammed, dedi.
- Ona mirac daveti gönderildi mi? denildi. Cebrail:
- Evet gönderildi, dedi.
- Bu gelen zata merhaba; bu gelen kişi ne güzel misafir, dedi. Yedinci kat gökte İbrahim bulunuyordu. Cebrail: bu gördüğün baban İbrahim’dir; ona selam ver, dedi. Ben İbrahim’e selam verdim. O da selamıma mukabele etti de: - Ey hayırlı oğul, ey salih peygamber merhaba, dedi.

Butün bu menazil ve manzaralardan sonra karşıma Sidre’i Münteha sahası açıldı. Bir de gördüm ki Sidr ağacının yemişleri Hecer (Yemen’de bir kasaba) destileri benzeri dir. Yaprakları da fillerin kulakları gibidir. Cebrail bana: - İşte bu Sidre’i Münteha’dır, dedi. Bu ağacın aslından dört nehir yerden fışkırma ediyordu. İki nehir zahir, iki nehir de batın idi. Ben: - Ey Cebrail, bu dört nehir nedir? diye sordum. Cebrail: - Batini nehirler cennet’te iki nehirdir; zahiri olan nehirler Nil ile Fırat nehirleridir, dedi. Sonra Beyt’i Mamür bana gösterildi. Gördüm ki, ona her gün yetmiş bin melek ziyarete gidiyor. Bana şarap, süt bal dolu üç bardak sunuldu. Ben süt dolu bardağı aldım. Cebrail bana: İştiğin süt senin ve ümmetinin fıtratı yani hilkat’i islamiyyesidir! dedi.

Sonra benim üzerime her gün 50 vakit namaz farz kılındı. Ben dönüp Musa’ya uğradığımda Musa:
- Ne emrolundun? diye sordu. Ben:
- Her gün 50 vakit namazla emrolundum? diye cevap verdim. Musa:
- Her gün 50 vakit namaza ümmetinin gücü yetmez. Vallahi ben, kesin olarak nası senden önce denedim. Beni İsrail’i sıkı bir mümareseye tabi tuttum. Binaenalayh sen, Rabb’ine müracaat edip ümmettin için hafifletme buyurmasını niyaz eyle! dedi.

Ben de müracaat ve niyaz eyledim. Benden 10 vakit namaz tenzil olundu. Bunun üzerine Musa’ya dönüp geldim. Musa, önceki gibi tavsiyede bulundu. Ben de Rabb’ime arz’ı niyaz ettim. Bu defa 10 vakit namaz daha tenzil buyuruldu. Ben yine Musa’ya dönüp geldim. Musa da eskisi gibi öğüt verdi. Ben de Rabb’ime arz’ı niyaz ettim. Benden 10 vakit namaz daha tenzil olundu. Ben yine Musa’ya dönüp geldim. Musa da önceki tavsiyede bulundu. Ben de Rabb’ime arz’ı niyaz ettim. Benden 10 vakit namaz daha tenzil olundu da her gün 10 vakit namazla emrolundum. Ve Musa’ya dönüp geldim. Musa bana önceki mütalaasını söyledi. Ben de Allah’a arz’ı niyaz eyledim de bu defa her gün 5 vakit namazla emrolundum.

Bunun üzerine Musa’ya dönüp geldim. Musa: - Ne emrolundu? diye sordu. Ben de: - Her gün 5 vakit namazla emrolundu, dedim. Musa: Ümmetin her gün 5 vakit namaza muktedir olamaz. Ben senden önce nası epey tecrübe ettim. Ve Beni İsrail’i sıkı bir mümarese ile tecrübe ettim. Şimdi sen Rabb’ine müracaat et de bunun ümmetim için hafifini dile, dedi. Ben: - Rabb’ime çok niyaz ettim. Ta ki, bir daha arz’ı niyaz eylemekten utandım. Bu süretle 5 vakit namaza razı olacağım. Ve buna teslimiyet göstereceğim, dedim. Ben Musa’nın yanından geçince bir Nida: - Ben 5 vakit namazla farizemi imza ve irade eyledim ve kullarımdan fazlasını hafif ve tenzil eyledim! diye nida eyledi. Kaynak: Sahih-i Buhari (M.810-869), hadis No: 1551, D.İ.B.Y

http://www.lovepowerman.net/
Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası  »  S İ Y E R - İ N E B İ
 »  Hz. MUHAMMED S.A.V’İN MİRAC KISSASI

Forum Ana Sayfası

Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2010   phpKF Ekibi

Love Power Man

 RSS Beslemesini Görmek için Tıklayın   RSS Beslemesini Google Sayfama Ekle   RSS Beslemesini Yahoo Sayfama Ekle