phpKF - php Kolay Forum  
Ana Sayfa  |  Yardım  |  Üyeler  |  Giriş  |  Kayıt
 
Forumunuz Hayırlı olsun yenilendi

Resim Ekleme

Bu Sayfadaki Bilgiler 04/05/2007 tarihli ve 5651 sayılı
Bu Sayfadaki Bilgiler 04/05/2007 tarihli ve 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun" Uyarınca Gerekli Durumlarda İletişim Sağlanabilmesi İçin Eklenmiştir. Lütfen Gerekli Durumlarda Kullanınız... İbrahim uzun Esatpaşa mah 3.demiryollu 1201.sk no:28 menemen/izmir/Türkiye email :Uzun_70@hotmail.com
Forum Ana Sayfası  »  Tarih
 »  İNKILAP KAVRAMI-1

Yeni Başlık  Cevap Yaz
İNKILAP KAVRAMI-1           (gösterim sayısı: 1.222)
Yazan Konu içeriği

boşluk

lovepowerman
[lovepowerman]
lovepowerman

Kullanıcı Resmi

Kayıt Tarihi: 13.09.2010
İleti Sayısı: 2.590
Şehir: İzmir
Durum: Forumda Değil

E-Posta Gönder
Web Adresi
Özel ileti Gönder

Konu Tarihi: 10.10.2010- 15:10
Alıntı yaparak cevapla  


1. İNKILAP KAVRAMI

1-1. İnkılabın Özellikleri
1-2. İnkılabın Safhaları
1-3. Atatürk’ün İnkılap   Anlayışı
1-4. Türk İnkılabı’nın Özellikleri

BÖLÜM 2: TÜRK İNKILABI’NI HAZIRLAYAN GELİŞMELER

1. TÜRK İNKILABI’NI HAZIRLAYAN GELİŞMELER

1-1. Osmanlı Devleti’nin Çöküş Nedenleri
1-2. Osmanlı Devleti’ni Kurtarma Çabaları
1-2-1. Tanzimat Öncesi Islahat Hareketleri
1-2-2.Tanzimat Dönemi ve Sonrası Islahatlar

2. DÜŞÜNCE AKIMLARI

2-1. Osmanlıcılık
2-2. İsIamcılık
2-3. Batıcılık
2-4. Türkçülük
2-5. Adem-i Merkeziyetçilik

3.TRABLUSGARP SAVAŞI (1911-1912)

4. BALKAN SAVAŞLARI (1912-1913)

4-1. Birinci Balkan Savaşı (1912)
4-2. İkinci Balkan Savaşı (1913)

5. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI

5-1. Birinci Dünya Savaşı’nın Nedenleri
5-1-2. Savaşın Özel Nedenleri
5-2. İttifak ve İtilaf Gruplarının Oluşması
5-3. Birinci Dünya Savaşı’nın Başlaması
5-4. Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girmesi
5-4-1. Osmanlı Devleti’nin Savaşa Katılma Nedenleri

6. OSMANLI DEVLETİ’NİN SAVAŞTIĞI CEPHELER

6-1. Kafkas Cephesi
6-2. Irak Cephesi
6-3. K Cephesi
6-4. Çanakkale Cephesi
6-5. Suriye ve Filistin Cephesi
6-6. Hicaz ve Yemen Cephesi
6-7. Galiçya, Romanya ve Makedonya Cepheleri

7. OSMANLI DEVLETİ’Nİ PAYLAŞMA TASARILARI

8. WİLSON İLKELERİ

9. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NI BİTİREN ANTLAŞMALAR

10. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NIN GENEL SONUÇLARI

11. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDAN SONRA OSMANLININ DURUMU

12. MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI ( 30 EKİM 1918)

12-1. Osmanlı Devleti’nin Egemenliğini Kısıtlayan Hükümler
12-2. Askeri Hükümler
12-3. Ekonomik Hükümler
12-4. Ateşkese Tepkiler ve Ateşkesin Uygulanması

13. MEMLEKETİN İÇ DURUMU VE CEMİYETLER

13-1. Milli Varlığa Düşman Cemiyetler
13-1-1. Osmanlıcı-Hilafetçi Cemiyetler
13-1-2. Azınlıklar Tarafından Kurulan Cemiyetler
13-2. Milli Cemiyetler

14. PARİS BARIŞ KONFERANSI (18 OCAK 1919)

15. İZMİR’İN İŞGALİ VE KUVAY-I MİLLİYE

16. AMİRAL BRİSTOL RAPORU


BÖLÜM 3: MİLLİ MÜCADELE VE KURTULUŞ SAVAŞI

1. HAZIRLIK SAFHASI

1-1. Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’a Gelmesi ve Durum Değerlendirmesi
1-2. Mustafa Kemal Paşa’nın   Samsun’a Çıkışı   (19 Mayıs 1919)
1-3. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’daki Faaliyetleri

Genelgeler

1-10. Komutanların Toplantısı:
1-11. Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya Gelişi:
1-12. Misak-ı Milli

2. KURULUŞ SAFHASI

2-1. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Açılışı (23 Nisan 1920)
2-1-1. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Özellikleri
2-2. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Karşı Çıkan İsyanlar
2-2-1. İstanbul Yönetimince Desteklenen İsyanlar
2-2-2. İstanbul Yönetimi ve İşgal Devletlerinin Kışkırtması ile Çıkan İsyanlar
2-2-3. Azınlıkların Çıkardığı İsyanlar
2-2-4. Kuvay-ı Milliye Yanlısı Olup Sonradan İsyan Edenler
2-2-5. İsyanlara Karşı Alınan Önlemler
2-3. Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920)
BÖLÜM 1: KAVRAMLAR
1. İNKILAP KAVRAMI

İnkılap, halk hareketiyle mevcut düzenin zor kullanılarak yıkılması ve yıkılan düzenin yerine yeni bir düzenin kurulmasıdır. Devrim veya tekâmül, ıslahat ve ihtilâl, inkılabın bir safhasını teşkil eder.

İnkılabın nihai hedefi, iktidardakileri ve devletin organizasyonunu değiştirmek olduğu kadar, sosyal kuvvetlerin ilişkilerini değiştirmek ve ihtiyaçlara göre hukuk kuralları koymaktır. Buna göre inkılap, birinci derecede hukuki bir olaydır.
1-1. İnkılabın Özellikleri

a. İnkılap, bir halk hareketidir: İnkılap ani bir olay olmayıp uzun bir süreç içinde gelişir. İnkılabın en önemli özelliği topluma mal edilmesidir. Bir kişiye veya bir zümreye hizmet eden inkılap, gerçek anlamda halk hareketi değildir. İnkılap olayında akıl ve iradenin rol oynaması onun beşeri yönünü, toplum tarafından yapılması da sosyal yönünü ortaya koyar. Türk İnkılabı’nda genelgelerin yayınlanması ve kongrelerin düzenlenmesi, inkılabın topluma benimsetilmesine yöneliktir.

b. İnkılap, mevcut düzeni yıkma olayıdır: Çağın ihtiyaçlarını ve toplumun gereksinimlerini karşılayamayan eski düzenin yıkılmasıdır. Mevcut düzenin yıkılması daha yüksek bir adalete ulaşma ihtiyacı ile yapılır.

c. İnkılap, yıkılan düzenin yerine yeni bir düzenin kurulmasını amaçlar: İnkılap sayesinde eski düzeni temsil eden kurumlar yıkılır. İnkılap kendi kurumlarını getirir.

1-2. İnkılabın Safhaları

a. Fikri Hazırlık Safhası: Toplumda değişik fikirlerin geliştiği ve yeni fikirlerin ortaya atıldığı safhadır. Bu safhada düşünürler, filozoflar ve yazarlar fikirlere yön   verir. Gelişmeler halka benimsetilir.

b.İhtilal Safhası: Mücadele (aksiyon) safhasıdır. Türk İnkılabı’nda, bu safhada bir taraftan işgalci devletlerle savaşılırken, diğer taraftan da Osmanlı yönetimine karşı mücadele verilmiştir.

c.Yeni Düzenin kurulması: Yeni bir düzenin kurulmasıyla inkılap başarıya ulaşmış olur. Böylece eski düzenin yerine yeni ve çağdaş bir sistem kurulmuş olacaktır.

İnkılabın amacı, milletin her yönden ilerlemesi ve daha ileri gitmesini sağlamaktır.


1-3. Atatürk’ün İnkılap   Anlayışı

Atatürk’e göre inkılap, “Mevcut müesseseleri zorla değiştirmek, son asırlardaki kurumları yıkarak yerine milletin en yüksek medeni icaplarına göre ilerlemesini sağlayacak yeni kurumları kurmaktır.”

1-4. Türk İnkılabı’nın Özellikleri

a. Türk inkılabı diriliş ve yenilik hareketidir.

b. Milli bağımsızlık ve milli egemenlik mücadelesidir. Dışarıda işgal güçlerine, içeride sultan ve halifeye karşı birlikte yapılmış bir mücadeledir.

c. Türk milleti’ni Batı’ya, Batı kültürüne ve Batı anlayışına götüren kökten sosyal bir değişikliktir.

d. Türk inkılabı, Türkiye’de Doğu kültürü yerine Batı kültürünü kurmuş, modern zihniyeti getirmiş, milli şuuru ve millet ruhunu uyandırmıştır.
e. Türk İnkılabı, amaç, hazırlanış ve uygulama yönünden diğer inkılaplardan farklıdır. Örneğin Fransız İhtilal’ini hazırlayan fikirler, Fransız yazarlar tarafından hazırlanırken Türk İnkılabı bir doktrin hareketini sonucu olmadığı gibi bir doktrine de bağlı değildir.

f. Türk İnkılabı’nın yeterince teorik ve ideolojik hazırlığı yoktur. Tarihi gelişmeler bu hazırlığa zaman bırakmamıştır.

g. 1789 Fransız ve 1917 Rus İnkılaplarından farklı olarak Türk inkılabı’nda inkılabın hazırlığını yapanlar, fikri yönden olgunlaştıranlar ve onu aksiyon alanında başarıya götürenler aynı kişilerdir. Türk İnkılabı’nda bağımsızlık öğesi daha çok öne çıkmıştır.

h. Türk İnkılabı sonucunda yeni bir devlet ortaya çıkmıştır.

*Türk inkılabı, emperyalist güçlere karşı gelmenin mümkün olduğunu dünyaya ilk defe kanıtladı ve tutsak milletlere bağımsızlık yolunu açtı. Ayrıca donmuş toplumsal kurumların akılcı bir davranışla değiştirilebileceğini de ortaya koydu.

BÖLÜM 2: TÜRK İNKILABI’NI HAZIRLAYAN GELİŞMELER

1. TÜRK İNKILABI’NI HAZIRLAYAN GELİŞMELER
1-1. Osmanlı Devleti’nin Çöküş Nedenleri

XVII. Yüzyılın sonunda yapılan Karlofça Antlaşması’ndan sonra Osmanlı İmparatorluğu gerileme sürecine girdi. Güç ve teşkilat bakımından tarihte eşine az rastlanan bir devlet olan Osmanlı İmparatorluğu, jeopolitik konumu, yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle büyük devletlerin ilgisini çekiyordu. Sağlam temeller üzerine kurulmuş bu imparatorluğun çöküşü iç ve dış etkenlerin bir araya gelmesiyle oldu. Kendisini kurtarmak için xvıı.yüzyılın başında ıslahatlara başlayan Osmanlı İmparatorluğu, batmaktan kurtulamadı. İmparatorluk xıx. Yüzyılın ikinci yarısında toprak bütünlüğünü koruyamadığından Avrupa devletlerinin himayesine girdi. Son yıllarda ise Osmanlı İmparatorluğu’nun varlığı   Avrupalı devletlerin birbiriyle uyuşmasına bağlı hale geldi.

Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünde şu nedenler etkili oldu:

a. Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş nedenlerinden birisi ekonomik gelişmeler ve bu gelişmelere karşı gerekli tedbirlerin alınmamasıdır. İmparatorluk üzerindeki ilk olumsuz etkiyi yeniçağ başlarındaki coğrafi keşifler yaptı. Coğrafi keşifler, Osmanlı İmparatorluğu’na önemli ölçüde gelir getiren ticaret yollarının yön değiştirerek okyanuslara kaymasına neden oldu.Bu durum, geçimini ticaret yollarından sağlayan Anadolu şehir hayatının gerilemesine ve sönmesine neden oldu. Portekizlilerden sonra Hollanda ve İngiltere’nin Asya’ya yerleşmesi Osmanlı deniz ticaretini felç etti. Coğrafi keşifler sonunda Avrupa ekonomik yönden güçlenirken hammadde, değerli maden ve para sıkıntısı çeken Osmanlı İmparatorluğu ekonomik krize girmiştir.Osmanlı üzerine en büyük etkiyi kapitülasyonlar yaptı. Başlangıçta Osmanlı İmparatorluğu’na siyasi ve ekonomik kazanç sağlayan kapitülasyonlar   özellikle xıx.yüzyılda Avrupalı devletlerin istismarına yol açtı. Başlangıçta süreli olarak verilen kapitülasyonlar xvııı.yüzyılda sürekli hale geldi. İngilizlerle yapılan Balta Limanı Antlaşması’yla imtiyazlar genişledi. Osmanlı İmparatorluğu Avrupa’nın açık pazarı haline geldi ve bağımsız dış ticaret politikasından vazgeçti. Sonuç olarak kapitülasyonlar sermaye birikimine ve yatırıma imkan bırakmamıştı. Bu olumsuzlukların sonucunda Osmanlı İmparatorluğu, tarihinde ilk defa İngiltere’den borç aldı (1854). İmparatorluk borçlarını ve faizlerini ödeyemeyince   Avrupalı devletler Düyun-u Umumiye(Genel Borçlar) idaresi’ni kurdu (1881). Bu kurul Osmanlı gelirlerine el koydu.İmparatorluğun ekonomik dengelerinin bozulması, yönetimde,devlet kurumlarında sosyal ve kültürel yapıda etkili olmuş,her alanda gerileme ve çöküşe neden olmuştur.

b.Yeniçerilerin ve Tımarlı sipahilerin bozulması ve kuruluş amaçlarından uzaklaşmaları Osmanlı İmparatorluğunun çöküşünde etkili oldu. Tımar sisteminin bozulması ekonomik yapıyı ve orduyu etkiledi. Ordunun zayıflaması iç isyanları ve toprak kayıplarını hızlandırmıştır.

c. Osmanlı İmparatorluğu birçok milletten oluşuyordu. Avrupalı devletlerin imparatorluk içindeki azınlıkları kışkırtmaları ve desteklemeleri milliyetçilik isyanlarına neden oldu. Bu isyanlar sonucunda imparatorluktan ayrılmalar başladı ve bu gelişmeler çöküşte çok önemli rol oynadı.

d.Avrupalılar yeniçağın başlangıçında Rönesans ve Reform hareketlerini gerçekleştirerek değişim ve ilerleme sürecine girdiler. Bilim, teknik, düşünce   diğer alanlarda ilerleyen Avrupa’yı Osmanlı İmparatorluğu takip edemedi. Bu da çağın gerisinde kalmasına dolayısıyla çöküşüne neden olmuştur.

e. Rusya’nın emperyalist politikası İmparatorluğun dağılmasının temel nedenlerinden birini oluşturdu.

f. İmparatorluğun bünyesinde, Devlet niteliğinde ve idari teşkilatında görülen aksaklıklar ve modern hayatın icaplarına uyulmaması gerileme ve çöküşte etkili olmuştur.

1-2. Osmanlı Devleti’ni Kurtarma Çabaları

Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünü hazırlayan etkenler daha çok XIX. yüzyılda ortaya çıktı. Bu   kötü gidişi önlemek için devlet adamları ve aydınların etkisiyle bir takım ıslahatlar yapıldı ve bazı fikir akımları doğdu. İmparatorluğu kurtarma çabalarını iki bölümde inceleyebiliriz:
1-2-1. Tanzimat Öncesi Islahat Hareketleri

Osmanlı İmparatorluğu XVII. yüzyılda kurumlarında ilk ıslahatları yaptı. Bu dönemde Avrupa’nın üstünlüğünü kabul etmediğinden yapılan ıslahatlarda Avrupa’dan etkilenilmedi. Ancak XVII. yüzyılda alınan mağlubiyetler sonunda   Avrupa’nın her alanda kendisinden ileri olduğunu kabul eden İmparatorluk, kapılarını Avrupa’ya açtı. Osmanlı İmparatorluğu ilk defa Lale Devri’nde (1718-1730) Avrupa’nın etkisiyle ıslahatlara başladı. XVIII. yüzyılda yapılan ıslahatlarda daha çok Avrupa’nın askeri yönü etkili oldu. Devlet adamları bozulmayı ve mağlubiyetleri ordunun bozulmasında aradılar. Kurumların, işlevini yerine getirip getirmediği fazla dikkate alınmadı. Toplum ve kurumların ilk defa yoğun bir şekilde ele alınması, III. Selim döneminde Nizam-ı Cedit ıslahatlarıyla oldu.

III. Selim, savaş tekniği, kurumlarda düzenleme, eğitim ve öğretim alanlarında Batı’yla entegre çalışmalar yaptı. Batı’ya ekonomik, ticari, askeri vd. alanlarda açılmayı planlayan padişah bir yandan da denge politikası izleyerek imparatorluğu ayakta tutmaya çalıştı.

İmparatorluğun basit tedbirlerle kurtarılamayacağını anlayan II. Mahmut, ıslahatlara karşı çıkan Yeniçeri Ocağı’nı kaldırarak geniş bir ıslahat çalışmasına girdi. Türkiye’nin modernleşmesinde rol oynayan II. Mahmut devri ıslahatlarının temel amacı sarsılan devlet otoritesini kurtarmak ve merkezi otoriteyi güçlendirmekti. Bu amaçla Batı’dan bazı kurum ve kurallar alındı. II. Mahmut, imparatorluğu çöküntüden kurtarabilmek için idari, askeri, ekonomik ve kültürel alanlarda ıslahatlar yaptı. Avrupa’dan faydalanmak için ilk defa Avrupa’ya öğrenci gönderdi. Ancak bu dönemde halkın toprak, sanayi ve ticaret ile ilgili faaliyetlerinde düzenlemeye gidilemedi.

Halkın durumunun iyileştirilmemesi ıslahatların tabansız kalmasına neden oldu. İmparatorluktan kopmaları önlemek için bu dönemde Osmanlıcılık politikasına önem verildi.
1-2-2.Tanzimat Dönemi ve Sonrası Islahatlar

3 Kasım 1839’da padişahın tek taraflı olarak ilan ettiği Tanzimat Fermanı’nın ana   haklardan ve onun teminatından bahsetmesi hukuk devleti anlayışı yönünde atılmış bir adımdır. Bu ferman, değişikliğin başlangıcı olmuştur. Tanzimat Fermanı’yla Batılılaşma sistemleştirilmeye başladı.

Tanzimat Fermanı’nın ilanıyla Avrupalı devletlerin desteği sağlanarak Mısır sorunu halledilmiş ve Boğazların kapalılığı kabul edilmişti. Ayrıca Kırım Savaşı’nda Avrupalı devletler Rusya’ya karşı Osmanlı İmparatorluğunun yanında yer aldılar.Ancak bu ferman Avrupalı devletlerin Osmanlı İmparatorluğunun içişlerine karışmasına yol açtı.

Osmanlı İmparatorluğu Avrupalı devletlerin müdahalelerini önlemek,azınlıkların isteklerini gerçekleştirmek amacıyla Islahat Fermanı’nı ilan etti (1856). Ancak ferman Hıristiyan azınlıklardaki millileşme ve laikleşme sürecini başlatmak ve Avrupalıların imparatorluğun içişlerine karışmalarını kolaylaştırmaktan başka bir işe yaramadı.

Osmanlı İmparatorluğu, Avrupalı devletlerin iç işlerine karışmasını ve Hıristiyan azınlıkların imparatorluktan ayrılmasını engellemek için Mithat Paşa’nın hazırladığı I. Meşrutiyet’i II. Abdülhamit’in padişahlığı döneminde ilan etti. (1876). Böylece Müslüman ve gayrimüslim halk padişahın yanında ilk defa yönetime katıldı. Bu dönemde ilk anayasa yapıldı ve azınlıkların temsilcileri de meclise girdi.

1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı başladıktan sonra padişah bu meclisi kapattı. (14 Şubat 1878). Bu kararın alınmasında Meclisin etnik yapısının Meclis çalışmalarını etkilemesi özellikle etkili olmuştur.

*Tanzimatla beraber ortaya çıkan başarısızlık yeni düşüncelerin gelişmesine neden oldu. Yeni Osmanlılar (Genç Osmanlılar) denilen aydınlar meşrutiyet düşüncesini savunmaya başladılar. Sonuçta 1876’da ilk anayasa ilan edilerek meşrutiyet dönemi başladı.

II.Abdülhamit yönetimine karşı ise İttihat ve Terakki Partisi kuruldu.1889’da kurulan İttihat ve Terakki   yurt içinde ve yurt dışında genişlemiş, jön Türklerin Paris grubunu da içine almıştır.

İttihat ve Terakki’nin amacı Kanun-u Esasi’nin (anayasanın) yürürlüğe konulmasını, Osmanlı Mebuslar Meclisi’nin açılmasını sağlamaktı. Parti, 1908’de Rumeli’de büyük bir silahlı ayaklanma hareketine girişti. Ayaklanma bastırılamadığı gibi 23 Temmuz 1908’de Manastır, Selanik ve Rumeli’de hürriyet ilan edilmiş, bunun sonucu olarak II. Abdulhamit, Kanun-u Esasi’yi yeniden yürürlüğe koymuştur.

II. Meşrutiyet’in ilanı (24 Temmuz 1908)

XX.yüzyıl başlarında Makedonya’daki gelişmeler, Balkanlardaki bunalımı arttırdı. Rusya ile İngiltere Reval’de bir araya gelerek Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili bazı konularda karara vardılar (1908).Bu konular;

a. Osmanlı İmparatorluğu’nun durumu

b. Boğazlar meselesi

c. Balkanların geleceği

Görüşmeler   sonunda İngiltere ve Rusya Makedonya’da ıslahat yapılması gerektiğini açıkladılar. Memleketin iç ve dış sorunlarıyla ilgilenen ittihat ve Terakki Partisi güçlenmişti. Reval Görüşmesi’nden dolayı telaşlanan İttihatçılar (Genç Türkler), İngiltere ve Rusya’nın imparatorluğu parçalayacağını düşündüler ve bunu önlemek için II. Meşrutiyet’in ilan edilmesi gerektiğini ileri sürdüler. İttihatçılardan önce Niyazi Bey, sonra da Binbaşı Enver Bey ayaklanarak dağa çıktılar ve üzerlerine gönderilen kuvvetleri yendiler. Rumeli’de veliahta biat edilerek İstanbul’a yürüyeceklerine dair telgraflardan sonra II. Meşrutiyet ilan edildi (1908). II. Meşrutiyetin ilan edilmesine rağmen beklenen faydalar gerçekleşmedi. Çünkü İttihatçıların Meclis-i Mebusan’ın açılmasından başka ciddi bir hazırlığı yoktu. Bu nedenle bir çok konuda görüş ve karar birliği sağlanamadı.

II. Meşrutiyet’in İlanının Sonuçları

a. Meşrutiyet yönetiminin ilk günlerinde iktidar boşluğu ve geçiş döneminin kargaşası bazı devletlerin işine yaradı.
- Bulgaristan bağımsızlığını ilan etti.
-Avusturya-Macaristan Berlin Antlaşması’na göre yönetimi altında tuttuğu Bosna-Hersek’i topraklarına kattı.

-Girit, Yunanistan’a bağlanma kararı aldı.
b. Bu dönemde ilk siyasi partiler kurularak faaliyet gösterdiler. Bu partilerin başlıcaları; İttihat ve Terakki Partisi, onun rakibi Ahrar (Hürler) Partisi ve İttihatçıların amansız düşmanı Hürriyet ve İtilaf Fırkası idi. Bu partiler sayesinde tarihimizde parlamenter sistemin ilk denemeleri yapıldı.

c. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra yapılan seçimlerde İttihat ve Terakki Partisi en güçlü siyasi teşkilat haline geldi. Yönetimi doğrudan ele almayan İttihatçılar, dışarıdan müdahaleyi tercih ettiler. Meşrutiyete karşı olanlar İttihat ve Terakkiye karşı olan partilerin bünyesine girerek halkın dini duygularından da faydalanarak halkı isyana teşvik ettiler. Bu arada bazı subaylar da İttihatçılara karşı tavır aldılar. İttihatçıların milli bir politika izleyeceğinden çekinen bazı Avrupa devletleri isyancıları desteklediler. Bu gelişmeler sonunda İstanbul’da avcı taburlarında askerler isyanı başlattılar (13 Nisan 1909). 31 Mart Olayı’nın başlamasından sonra isyancılar sadrazam ve meclis başkanının istifasını istediler, bazı İttihatçıları öldürdüler ve gazete binalarına saldırdılar. II. Abdülhamit isyanı bastırmaya çalıştıysa da sonuç alınamadı.
Komutanlığını Mahmut Şevket Paşa’nın, Kurmay Başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı “Hareket Ordusu” Selanik’ten İstanbul’a gelerek 31 Mart İsyanını bastırdı. Bu isyanın bastırılmasından sonra padişahın yetkileri sınırlandırıldı, Kanun-u Esasi’de değişiklikler yapıldı ve II. Abdülhamit tahttan indirilerek yerine V. Mehmet Reşat tahta çıkarıldı (1909).

* 31 Mart Olayı Türk tarihinde rejime karşı yapılan ilk isyan hareketidir. Daha önceden yapılan isyanlar (Patrona Halil, Kabakçı v.s.) şahıslara karşı yapılmıştır.

2. DÜŞÜNCE AKIMLARI

Osmanlı Devleti’nin çöküş devrine girmesi, çeşitli düşüncelerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bu görüşler, küçük çapta birer doktrin özelliği gösterir. Özellikle II. Meşrutiyet dönemindeki serbest ortamda tartışılan düşünceler, Cumhuriyet devrinin fikri laboratuarını oluşturmuştur.
         
2-1. Osmanlıcılık

  Fransız İhtilali, milliyetçilik fikrinin yayılmasına neden oldu. XIX. yüzyıl başında Osmanlı ülkesine de   ulaşan bu fikirler sonucunda ilk defa Sırplar, ardından Yunanlılar yönetime karşı isyan ettiler. Azınlık unsurların Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılma istekleri ve bu uğurda çıkardıkları isyanlar, Osmanlı aydınlarını yeni çareler aramaya sevk etti. Böylece Tanzimat Dönemi’nde (1839-1876) Osmanlıcılık düşüncesi doğdu. Genç Osmanlılar adıyla kurulan cemiyet, bu düşüncenin savunuculuğunu yaptı. Anayasa yapılması, Meclisin açılması gibi görüşler geçerlilik kazandı. Bu görüşü savunanlar, Osmanlı ülkesinde dil, din ve ırk bakımından hiçbir ayrım yapmadan herkese aynı hak ve yetkilerin verilmesini, böylece Osmanlı toplumunda tam bir dayanışma ve kaynaşma gerçekleşeceğini ileri sürüyorlardı. Devletin yıkılmasını önlemek, azınlıkların isyanlarını sona erdirmek ancak bu şekilde gerçekleşebilirdi. Kanun-u Esasi’nin ilanı,parlamento’nun kurulması ve meşruti idarenin gerçekleşmesi Genç Osmanlı’ların zaferidir.Ancak Osmancılık görüşü,cağın ihtiyaçlarına ters düştüğünden ve Milliyetçilik düşüncesine değer vermediğinden başarısızlığa uğramıştır. Osmanlıcılık fikri 1878 Berlin Antlaşması’yla zayıflamış, Balkan Savaşları’yla da etkisi azalmıştır.
     
2-2. İsIamcılık

İslâmiyet’in yüksek değerlerine yeniden ulaşarak imparatorluğun varlığının devam ettirilmesini amaçlayan düşünce tarzıdır. Bütün Müslümanlar arasında birliğin kurulmasını hedefleyen bu düşünce, 1.Meşrutiyetin sonlarına doğru büyük bir gelişme göstermiştir. İmparatorluğun parçalanması tehlikesi karşısında Müslüman unsurları birlik ve beraberlik içinde tutmak amaçlanmıştır. İslami kuralların tamamen uygulanması halinde İmparatorluğun kurtarılacağına inanılmıştır. İslamcılık 19.yüzyılın sonlarına doğru devletin resmi politikası olacak kadar önem kazandı.11.Abdulhamit,İngiltere ve Rusya’nın hakimiyetleri altında yaşayan Müslümanları bu devletlere karşı kullanmaya çalıştı.

M. Akif, Sait Halim Paşa, Cemalettin Afgani, M.Şemsettin, Musa Kâzım gibi kişiler tarafından savunulan bu görüşte batının bilim ve teknolojisinin alınabileceği, fakat devlet, hukuk, toplumsal gelenek ve eğitimde İslamiyet’in egemen kılınması savunulmuştur. Ancak Müslümanların durumu bütün dünyada hiç iç açıcı değildi.Hatta 1.Dünya Savaşında Osmanlı Halifesi “Cihat Fetvası” yayınladığı halde fazla bir etkisi olmamıştır. Arapların Türk askerlerini arkadan vurmaları, Devletin bütünlüğünü korumada İslâmcılık düşüncesinin başarılı olmadığını göstermektedir.

Bu durumun nedenleri şunlardır:

-Müslüman toplulukların kendi bağımsızlıklarını korumaya bile güçlerinin olmaması

-Hilafet konusunda anlaşmazlıkların bulunması

-Sömürgeci devletlerin,İslam dinini inceleyip kendi çıkarlarına göre kullanmaları

-İslam dünyasının kültürel seviyesinin yetersiz olması
2-3. Batıcılık

Batıcılık 11. Meşrutiyet döneminde bir düşünce akımı haline geldi. Bu görüş, devletin ancak Batılılaşmasıyla kurtulabileceğini ve bunun için çeşitli alanlarda ıslahat yapılması gerektiğini savunmuştur. Öncülüğünü Abdullah Cevdet, Celal Nuri ve Süleyman Nazif’in yaptığı batıcılar; tek kadınla evliliği, kadın özgürlüğünü, medeni kanunun kabulünü, lâik mahkemelerin kurulmasını, Lâtin harflerin kabulünü, tekke ve zaviyelerin kapatılmasını, modern giysiler giyilmesini istiyorlardı. Türkçülerin “Turan” idealine karşılık, Batıcılar “İrfan” idealini savunmuşlardır.

2-4. Türkçülük

Türkçülük dil,tarih,edebiyat alanlarındaki çalışmalarla kültür hareketleri olarak başladı. En önemli ideoluğu Ziya Gökalp’tir.Avrupa’da Türkler aleyhine yapılan olumsuz propagandalar, Türk Milletinin ikinci sınıf görülmesi,Türk tarih ve kültürünün incelenmesi ihtiyacını   ortaya çıkardı.Rus işgaline uğrayan Türk illerinden kaçan Türk göçmenlerin etkisiyle Türkçülük giderek önem kazandı. Özellikle 1908’den sonra Türkçülüğün etkisi daha fazla arttı. İttihatçılar da bu düşünceyi sahiplendiler. Türkçülük akımı Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yaşayan Türklerin din, dil, kültür değerleri ile bir birlerine bağlanmasını, dışarıdaki Türklerle birleşme yolları aramasını amaçlıyordu. “İslam birliği kadar güçlü bir Türk birliği” oluşturulacak ve bu büyük ülkeye “Turan” denilecekti.Balkan savaşları sonunda güçlenen bu akım Kurtuluş Savaşının kazanılmasında önemli rol oynamıştır.

2-5. Adem-i Merkeziyetçilik

Bu akıma göre, merkezi hükümetin yetkilerini azaltılması ve imparatorluk içinde çeşitli unsurların yönetime katılmasının arttırılması ileri sürülüyordu. Bu akımın savunucusu Prens Sabahattin idi. Bu akım ile liberal bir ekonomi modeli önerilmiştir.

3.TRABLUSGARP SAVAŞI (1911-1912)

19.yüzyılın ikinci yarısında İtalya (1870) ve Almanya’nın (1871) birliğini kurmaları Avrupa’nın dengesini bozdu. İtalya Sömürgecilik faaliyetlerine başladı. Ancak uzak bölgelerde sömürge kurması da söz konusu değildi. Mısır İngiltere’nin, Cezayir ve Tunus Fransa’nın sömürgesi altında bulunuyordu. Bu nedenle İtalya kendine en uygun hedef olarak Trablusgarp’ı seçti. İtalya   bu isteğini gerçekleştirmek için 1906’dan itibaren Trablusgarp’ta ekonomik üstünlük kurma politikası izlemeye başladı. Ayrıca 1902’de Fransa ve İngiltere ile anlaşma yaparak Mısır’ın İngiltere’ye, Cezayir ve Tunus’un Fransa’ya ait olduğunu kabul etti.Buna karşılık İngiltere ve Fransa da Trablusgarp ta İtalyan nüfuz’unu kabullendi. 1909’da Rusya ile İtalya arasında yapılan Racconigi Antlaşması ile İtalya, Rusya’nın Boğazlardaki, Rusya da İtalya’nın Trablusgarp’taki çıkarlarını tanıdı.

11.Meşrutiyet’in ilanından sonra Bulgaristan’ın bağımsızlık ilanı,Yunanistan’ın Girit’i, Avusturya’nın Bosna-Hersek’i işgallerine karşı Osmanlı Devleti’nin sessiz kalması, İmparatorluk içindeki sosyal ve ekonomik sıkıntılar İtalya’yı cesaretlendirdi.Avrupa siyasetinde ikinci derecede bir devlet olmaktan kurtulmak isteyen İtalya, 1896’daki Habeşistan mağlubiyetini telafi etmek için Trablusgarp’ın işgaline karar verdi.

İtalya, Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp’ı uygarlıkta geri bıraktığını ve bölgedeki İtalyanlara kötü davrandığını ileri sürerek 28 Eylül 1911’de Trablusgarp’ı işgal edeceğine dair ültimatom verdi. Osmanlı Devleti’nin görüşme isteğine rağmen İtalya Osmanlı Devletine savaş açtı.(1911).

Savaşın Nedenleri

1.İtalya’nın gelişen sanayisi için sömürge arayışları

2.İtalyanların diğer Avrupa   devletleri ile anlaşmış olması

3.Trablusgarp’ın savunmasız olması

4.Trablusgarp’ın İtalya’ya yakın olması

5.Trablusgarp’ın hammadde kaynakları bakımından zengin olması ve ticaret yolları üzerinde bulunması.

Bu nedenlerden dolayı İtalya, Trablusgarp ve Bingazi’yi işgale başladı.

Osmanlı Devleti İtalya’nın bu hareketine karşı büyük devletlerden arabuluculuk istedi. Ancak Avrupalı Devletler tarafsız kalacakları bildirdiler.Böylece Osmanlı Devleti İtalya’ya karşı tek başına kaldı.Osmanlı Devletinin Trablusgarp’ta fazla bir askeri gücü yoktu ve savaş için gerekli hazırlıkları yapamamıştı. İngiltere’nin Mısır’ı işgali ve tarafsız kalacağını bildirmesi bölge ile olan kara bağlantısını kesmişti. Donanma ise yardım gönderebilecek güçte değildi. Buna rağmen bölgeye içlerinde Enver Bey ve Mustafa Kemal’in de bulunduğu Türk subayları gönderildi. Türk subayları halkın da yardımıyla umulmadık başarılar göstererek İtalyanları kıyı şeridinde durdurdular. Osmanlı Devleti bu arada İtalyan mallarına yüzde yüz gümrük koydu.Trablusgarpta başarı sağlayamayan İtalya denizlerde baskı uygulamaya başladı. Türk limanlarını bombaladı ve on iki   adayı işgal etti. İtalya askeri yollarla amacına ulaşamayacağını anladı. Savaşın uzaması İtalya’yı büyük bir maddi yük altında bırakmıştı. Bu da iç politikada tepkilere neden oldu. İtalya dünya devletlerinin olaya karışmasını istemeye başladı.Böylece diplomatik yollarla sorunu kendi lehine çözebilecekti.

Bu arada Osmanlı Devleti de zor durumdaydı.Adaların işgali Boğazları tehlikeye düşürmüştü. Balkan milletleri ayaklanma çıkarmak için hazırlık yapıyordu. Bu durum nedeniyle Osmanlı Devleti de barışa yanaşmak zorunda kaldı.

Osmanlı Devleti ile İtalya arasında Ouchy (Uşi) Antlaşması imzalandı (18 Ekim 1912) Böylece Trablusgarp savaşı sona eriyordu. Antlaşmaya göre;

1.Trablusgarp ve Bingazi İtalya’ya bırakıldı.

2.Yunanlılar on iki adaya istekli olduklarından bu adalar geçici olarak İtalya’ya verildi.

3.Trablusgarp ve Bingazi dini bakımdan Osmanlı halifesine bağlı olacaktı.

4.İtalya kapitülasyonların kaldırılması konusunda Osmanlı Devletine yardım edecekti.

5.Trablusgarp ve Bingazi’nin Duyun-u Umumiye ödediği taksitleri bundan sonra İtalya ödeyecekti.

Yorum

1.Osmanlı Devleti Uşi Antlaşmasıyla Trablusgarp’ı İtalya’ya bırakmakla Kuzey Afrika’daki son toprağını da kaybetti.

2.Balkan savaşları karşısında donanmamızın yetersizliğinden dolayı İtalya’ya verilen on iki ada bir daha alınamadı. İkinci Dünya savaşında yenilen İtalyanların terk ettiği on iki ada 1947’de Yunanlıların eline geçti.

3.Trablusgarp, Rodos ve on iki adayı kontrol eden İtalya doğu Akdeniz de önemli bir güç haline geldi.

4.İtalya Ege denizine yerleşti.

5.Osmanlı Devletinin güçsüzlüğü anlaşıldı ve Balkan Savaşları çıktı.

4. BALKAN SAVAŞLARI (1912-1913)

Nedenleri

Rusların Balkanlarda takip ettiği politika: Rusya dış politikasında öncelikle iki amaca yönelmişti.Balkan topraklarını slav devletleri arasında paylaştırmak ve Boğazlara yerleşmek.Amacına ulaşmak için balkan devletlerini Osmanlı Devletine karşı kışkırtmıştır.

Balkan Devletlerinin kendi aralarında ittifak yapmaları: Bulgaristan temel olmak üzere Balkan Devletleri kendi aralarında Osmanlı Devletine karşı ittifak antlaşmaları yapmışlardır.

Trablusgarp savaşının çıkması: Osmanlı Devletinin bu savaş nedeniyle güçsüz düşmesinden yararlanmak isteyen Balkan Devletleri savaş için hazırlıklarına başlamışlardır.

İngiltere’nin Reval görüşmesinde Rusya yı Balkanlar ve Boğazlar üzerinde serbest bırakması (1908)

.Balkan Devletlerinin dağılmakta olan Osmanlı topraklarını ele geçirmek istemeleri.

4-1. Birinci Balkan Savaşı (1912)

Trablusgarp savaşının devam ettiği sırada Rusya’nın girişimleriyle ile Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ   Osmanlı Devleti’ne karşı ittifak kurdular. Bu ittifak Türkleri Avrupa’dan atmayı amaçlıyordu. 8 Ekim 1912’de Karadağ’ın Osmanlı Devletine savaş ilanıyla Balkan savaşları başladı ve diğer Balkan devletleri de bu savaşa katıldılar.

Osmanlı Devleti savaştan bir süre önce ordularının bir kısmını terhis etmişti. Savaşa hazır olmadığı gibi orduda hem alaylı-mektepli, hem de, itilafçı-ittifakçı şeklinde gruplaşmalar vardı.

Komutanlar arasında da ciddi boyutlara ulaşan rekabet ortaya çıkmıştı. Bu nedenle Osmanlı Devleti yapılan savaşlarda başarılı olamadı ve Bulgarların Edirne’yi alarak Çatalca’ya kadar gelmeleri ile barış istemek zorunda kaldı.

Londra Barış Antlaşması (30 Mayıs 1913)

1. Osmanlı Devleti’nin batı sınırı Midye-Enez hattı olacak.

2. Arnavutluk ve Ege Adaları’nın geleceği büyük devletlere bırakılacak

3. Yunanistan; Selanik, Güney Makedonya ve Girit’i alacak.

4. Bulgaristan; Kavala, Dedeağaç ve bütün Trakya’yı alacak.

5. Sırbistan ise Orta ve Kuzey Makedonya’yı alacak.

Birinci Balkan Savaşı’nın Sonuçları

1. Osmanlı Devleti, Edirne ve Kırklareli dahil Balkan topraklarından çekildi. Midye-Enez hattının batısındaki topraklar Osmanlı Devleti’nin elinden çıktı.

2. Ege Adaları’nı savunmak için Hamidiye   Kruvazörü’nün başarıları da yeterli olmadı.

3. I. Balkan Savaşı sırasında Arnavutluk bağımsızlığını ilan etti. Arnavutluk, Osmanlı Devleti’nden ayrılan en son Balkan devletidir (28 Kasım 1912).

4. M. Kemal’in “ordunun siyasete karışmaması” şeklindeki görüşünün doğruluğu anlaşıldı.

5. Londra görüşmelerinin devam ettiği sırada bir hükümet darbesi düzenlendi. Bu olay sonucunda İttihat ve Terakki Partisi’nin 1918’e kadar devam edecek iktidarı başladı (Babıâli baskını).

6. I. Balkan Savaşı sonunda Bulgaristan Ege denizine ulaştı.

7. Osmanlı Devleti’nin batıda sadece Bulgaristan’la sınırı kaldı.

8. Bulgaristan’ın çok güçlenmesi ve Osmanlı devleti’nden alınan toprakların paylaşılmasındaki problemler II. Balkan Savaşına neden oldu.

9. I. Balkan Savaşı’ndan sonra Osmanlıcılık fikrinin başarılı olamayacağı görüldü ve milliyetçilik cereyanı güçlendi. Balkanlarda Türk azınlığı meselesi ortaya çıktı. Osmanlı Devleti’nin elinden çıkan Balkan topraklarından birçok Türk ve Müslüman Anadolu’ya göç etmek zorunda kaldı.

4-2. İkinci Balkan Savaşı (1913)

Osmanlı Devletinin uğradığı ağır yenilgi sonucunda Balkanlardan çekilmesi otoritesizliğe yol açmıştı. Osmanlı Devleti’nden alınan toprakların paylaşılması Balkan Devletleri arasında anlaşmazlığa neden olmuş, özellikle Bulgaristan’ın çok güçlenmesi savaşların yeniden başlamasına zemin hazırlamıştır.

II. Balkan Savaşı, Bulgaristan ile Romanya, Yunanistan ile Sırbistan arasında meydana geldi. Osmanlı Devleti bu savaşlardan yararlanarak Kırklareli ve Edirne’yi geri aldı. İkinci Balkan Savaşında Bulgaristan yenildi. Balkan Devletleri arasında Bükreş Antlaşması yapılarak savaşa son verildi (10 Ağustos 1913). Bu antlaşma ile Bulgaristan; Romanya, Sırbistan ve Yunanistan’a toprak verdi. Fakat Ege denizi ile bağlantısını sürdürdü.

Balkan Devletleriyle Osmanlı Devleti arasında şu antlaşmalar imzalandı:

İstanbul Antlaşması (29 Eylül 1913)

Bulgaristan’la yapılmıştır.

* Kırklareli, Dimetoka ve Edirne Osmanlı Devletine verilecek.

* Meriç nehri sınır olacak.

* Bulgaristan’daki Türkler dört yıl içinde göç edebilecekler.

* Kalan Türkler her türlü din ve mezhep hürriyetinden yararlanacak.

* İlk ve Orta okullardaki eğitim dili Türkçe olacak.

* Türklerin mülkiyet hakkına saygı gösterilecek.

Atina Antlaşması (14 Kasım 1913)

Yunanistan’la yapılmıştır. Adalar sorunu barışın imzasını geciktirmiştir.

* Girit Yunanistan’a bırakılacak.

* Ege Adaları’nın durumu büyük devletlerin hakemliğine bırakılacak.

* Yunanistan’da kalan Türklerin hakları güvence altına alınacaktır.

* Büyük devletler 16 Aralık 1913’te İmroz, Bozcaada, Kaş ve   Meis adalarının dışında kalan bütün adaları Yunanistan’a verdi. Fakat Yunanistan bu adaları silahlandırmayacaktı.

İstanbul Antlaşması (13 Mart 1914)

Sırbistan ile yapılmıştır. Sırbistan’la ortak sınır olmadığından sadece Sırbistan’da kalan Türklerin haklarını korumaya yönelik hükümler yer almıştır.

5. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI

Birinci Dünya Savaşı, Avrupa’da dört merkezi devlete karşı, dünyanın çeşitli yerlerindeki yirmi beş devletin giriştiği, o döneme kadar görülmeyen büyük bir savaştır.

5-1. Birinci Dünya Savaşı’nın Nedenleri
5-1-1. Savaşın Genel Nedenleri

Fransız İhtilali, dünyaya yeni anlayışlar getirmiş, devlet ve toplum hayatının değişmesini sağlamıştır. Milliyetçilik hareketlerinin etkisi XIX. yüzyılda da devam etmiştir. 1870’te İtalya’nın, 1871’de Almanya’nın siyasi birliğini kurması Avrupa’nın siyasi dengesini değiştirmiştir.

XIX. yüzyılda sanayileşmenin hızlı bir şekilde gerçekleşmesi sömürgeciliği de artırmıştır. Hammadde ve Pazar arayışlarıyla kendini gösteren büyük anlaşmazlıklar da giderek çoğalmıştır.
5-1-2. Savaşın Özel Nedenleri

a. Siyasi birliğini geç sağlayan Almanya’nın sanayisi için İngiltere ile hammadde ve Pazar   rekabetine girmesi

b. Dünya üzerinde geniş bir sömürge imparatorluğu kuran İngiltere’nin yeni bir güç olarak ortaya çıkan Almanya’yı saf dışı etmek ve sömürgelerini korumak istemesi.

c.Fransa’nın 1871 sedan savaşı ile Almanya’ya kaptırdığı Alsace-Loraine bölgesini geri almak istemesi ve iki devlet arasındaki tarihi rekabet

d. Rusya’nın Boğazlardan geçerek Akdeniz’e ulaşmak istemesi ve bu yollara müdahale edebilecek Almanya ve Avusturya gibi devletleri ortadan kaldırma isteği.

e. İtalya’nın sömürgeler elde etme ve Avusturya-Macaristan hakimiyetindeki yerleri kurtarma isteği

f. Balkanlardaki Avusturya ve Rusya’nın başını çektiği Slav-Germen çatışması

g. İtalya’nın Akdeniz’de hakimiyet kurmak istemesi

h. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun bütünlüğünü korumak istemesi

ı. Avusturya-Macaristan veliahtının Sırplar tarafından öldürülmesi

* Bu olay savaşı başlatmış ve I. Dünya Savaşı’nın görünen nedeni olmuştur.

5-2. İttifak ve İtilaf Gruplarının Oluşması

İtalya ve Almanya’nın birliklerini kurmaları Avrupa’nın 1815 Viyana Kongresi ile kurulan dengesini bozdu. Avrupalı büyük devletlerarasındaki milli çıkarlar, askeri ve ekonomik nedenler gruplaşmalara yol açtı.

1883’te Almanya’nın başını çektiği Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve İtalya arasında üçlü ittifak kuruldu. Savaş başladıktan sonra İtalya bu gruptan ayrıldı. Osmanlı Devleti ve Bulgaristan üçlü ittifaka katıldı. Buna karşılık Almanya’ya karşı olan İngiltere’nin başını çektiği Fransa ve Rusya arasında üçlü itilaf kuruldu (1907). Üçlü itilafa daha sonra Sırbistan, İtalya, ABD ve Yunanistan da katıldı.

* Bu grupların oluşmasında siyasi anlaşmazlıkların yanında hammadde ve Pazar rekabeti de önemli rol oynamıştır.

5-3. Birinci Dünya Savaşı’nın Başlaması

28 Haziran 1914’te Bosna-Hersek’te Saraybosna şehrini ziyaret eden Avusturya veliahtının öldürülmesi, Avusturya’nın Sırbistan’a savaş açmasına neden oldu. Bu durum Avusturya’nın yanında Almanya’nın, Sırbistan’ın yanında da Rusya’nın yer almasını sağladı. 3 Ağustos’ta Fransa’ya savaş açan Almanya, ardından Belçika’ya savaş açtı. İngiltere Almanya’ya, Avusturya da Rusya’ya savaş açınca   bütün Avrupa büyük bir bunalıma sürüklendi.

Savaşın başlaması üzerine Japonya’da savaşa girerek Almanya’nın Uzak Doğu’daki sömürgelerini ele geçirdi. Kısa süre sonrada Japonya savaştan çekildi.

5-4. Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girmesi

Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşı öncesinde Trablusgarp ve Balkan Savaşları’ndaki eksiklerini tamamlamak için çalışmalara başladı. Diğer taraftan siyasi yalnızlıktan kurtulmak amacıyla diplomatik çalışmalara başlayan Osmanlı Devleti, son savaşlarda Almanya’dan umduğu yardımı alamadığı için İngiltere ve Fransa’ya yaklaşmaya başlamıştı. Ancak Osmanlı Devleti’nin zayıf olması, çıkacak bir savaşta Osmanlı Devleti’nin paylaşılmasının söz konusu olması ve İngiltere’nin Rusya’yı kızdırmak istememesi Osmanlı devleti ile ittifak kurmamalarına neden oldu. Diplomatik yalnızlıktan mutlaka kurtulmak isteyen Osmanlı Devleti Almanya’ya yaklaştı. Bunu etkileyen nedenler ise; İktidardaki İttihat ve Terakkicilerin Almanların savaşı kazanacağına inanmaları ve Balkan Savaşlarında İtilaf Devletlerinin, Osmanlı devletinin aleyhine bir politika izlemeleridir. Ayrıca Rusya’nın boğazlar üzerindeki emelleri Osmanlı Devletini Almanya’ya yaklaştırmıştır.

Osmanlı Devleti’nin Almanya yanında diplomatik girişimlerinin devam ettiği sırada, savaşa girer girmez Almanya’dan yardım isteyeceği görüşü Almanları endişelendirdi. Ancak İngiltere ile girişecekleri mücadelede boğazlar ve Hint Deniz yolunun önemi Almanya’nın Osmanlı Devletini müttefik olarak kabul etmesine neden oldu. Osmanlı Devleti 2 Ağustos 1914’te Almanya ile imzaladığı anlaşma gereği 11 Kasım 1914 tarihinde savaşa girmiştir.

5-4-1. Osmanlı Devleti’nin Savaşa Katılma Nedenleri

1. Osmanlı Devleti’nin kaybettiği toprakları geri almak istemesi

2. İktidardaki İttihatçıların Almanya’ya sempati duymaları

3. Alman desteği ile ülkenin kalkınabileceği inancı

4. Almanya ile 2 Ağustos 1914’te gizli bir anlaşma yapılması

5. Kapitülasyonlar   ve Düyun-u Umumiye’den dolayı İngiltere ve Fransa’nın ekonomik baskısı altında bulunması.

6. Osmanlı Devleti’nin siyasi yalnızlıktan kurtulmak istemesi.

7. Osmanlı Devleti’nin jeopolitik önemi

Almanya, Osmanlı Devleti’ni kendi çıkarları yönünde savaşın içine çekmiştir. Bunun nedenleri ise şunlardır:

a. Yeni cepheler açarak Almanya üzerinde yoğunlaşan İtilaf Devletleri baskısını hafifletme düşüncesi

b. Musul-Kerkük petrollerinden faydalanma isteği

c. Osmanlı halifesinin kutsal cihad fetvası yayınlamasını sağlayarak, Rusya’daki Türk ve Müslümanlar ile İngiliz ve Fransız sömürgelerindeki Müslümanların ayaklanmasını sağlamak istemesi.

d. İtilaf Devletleri’nin boğazlar yoluyla Rusya’ya yardım göndermesini engellemek istemesi.

e. Osmanlı toprakları üzerinden geçen İngilizlerin Uzak Doğu sömürge yolarını ele geçirme isteği.

11 Ağustos 1914’te Goben ve Breslav adlı Alman gemileri İngiliz takibinden kaçarak Çanakkale Boğazından geçtiler. Osmanlı Devleti, bu gemileri satın aldığını açıkladı. Ancak gemilerin 29 Ekim’de Rus limanlarını bombardıman etmesi, Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesine neden oldu. 2 Kasım’da Rusya, ardından da İngiltere ve Fransa Osmanlı Devletine karşı savaş açtılar. Osmanlı Devleti de 11 Kasım 1914’te Rusya, İngiltere ve Fransa’ya savaş açmıştır.

Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesiyle;

1. Yeni cepheler açıldı. Savaş daha geniş alana yayıldı ve uzadı.

2. İttifak devletleri rahatlama imkanı buldular.

3. İngiltere, Kıbrıs’ı topraklarına kattığını ilan etti.

6. OSMANLI DEVLETİ’NİN SAVAŞTIĞI CEPHELER
6-1. Kafkas Cephesi

Bu cephedeki savaşlar 1 Kasım 1914’te Rusların saldırıya geçmesiyle başladı.Enver Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri Rus saldırılarını başarıyla durdurduktan sonra karşı taarruza geçti.Bu cephenin açılma nedenleri;

a.İttihatçıların Anadolu’daki Türkler ile Orta Asya’daki Türkleri birleştirerek Osmanlı topraklarını Hindistan’a kadar genişletme istekleri

b.Almanların Bakü   petrollerini ele geçirmek için Osmanlı Devleti’ni kışkırtmasıdır.

Ruslarla Osmanlı kuvvetleri arasında 22 Aralık 1914’te başlayıp bir hafta süren Sarıkamış Harekâtı bizim için felaketle sonuçlandı.Bu olaydan sonra Doğu Cephesi aleyhimize çöktü.Ruslar ilk baharda Van,Muş,Bitlis,Erzurum,Erzincan ve Trabzon’u işgal ettiler.

Çanakkale Savaşları’ndan sonra Kafkas Cephesi Komutanlığı’na atanan Mustafa Kemal’in girişimleriyle Muş ve Bitlis geri alındı.

Ekim 1917’de Rusya’da Bolşevik İhtilali’nin başlaması durumu değiştirdi ve Rusya 3 Mart   1918’de Brest Litowsk Antlaşması’nı imzalayarak savaştan çekildi.Rusya bu antlaşma ile Berlin Antlaşması’nda aldığı Kars,Ardahan ve Batum’u Osmanlı Devletine bıraktı.Böylece Kafkas Cephesi Osmanlı Devleti lehine sonuçlandı ve Doğu Anadolu’da birlik sağlandı.

6-2. Irak Cephesi

Irak Cephesi Basra’ya çıkarma yapan İngilizlere karşı açılmıştır.Cephenin açılmasının nedenleri:

a.İngilizlerin Hint deniz yolunun güvenliğini sağlamak ve Musul-Kerkük petrollerine sahip olmak istemesi

b.İngilizlerin kuzeye çıkarak müttefiki Rusya’ya yardım etmek istemesi

Osmanlı Devleti bu cephede yerli kuvvetlere güvendiyse de   olumlu sonuç alınamadı. 29 Nisan 1916’da Küt-ül Amare’de zafer kazanılmasına rağmen su yollarını iyi kullanan İngiltere 11 Mart 1917’de Bağdat’ı ele geçirdi.
6-3. K Cephesi

Nedenleri:

a. İngiltere’nin sömürgeleriyle irtibatını kesmek

b. Mısır’ı İngilizlerden geri almak

İngiltere, Uzakdoğu’daki sömürgelerinden asker ve hammaddeyi Süveyş Kı   yoluyla taşıdığından burası İngiltere’nin can damarı niteliğindeydi.

3 Şubat 1915’te bu cephede başlayan mücadeleler Temmuz 1916’da Osmanlı Devleti’nin aleyhine sonuçlandı. Osmanlı Devleti:

a.İngilizlerin sayı ve silah üstünlüğü ellerinde bulundurmaları

b.Osmanlı askerlerinin su ve erzak sıkıntısı çekmesi

c.Tren yolunun ka kadar ulaşmaması

d.Almanların gereken yardımı yapmaması,Osmanlı Devleti’nin silah ve cephane sıkıntısı çekmesi

e.Çanakkale Cephesi’nin açılmasından dolayı askerlerin bu cepheye kaydırılması gibi nedenlerle bu cephede mağlup oldu.

6-4. Çanakkale Cephesi

Nedenleri:

a.İtilaf Devletleri’nin Boğazlar ve İstanbul’u alarak Osmanlı Devletini saf dışı bırakmak istemesi.

b.İtilaf Devletleri’nin müttefikleri Rusya’ya askeri ve ekonomik yardım ulaştırmak istemesi

c.İtilaf Devletleri’nin Balkan milletlerini kendi safında savaşa çekme düşüncesi

d.İtilaf Devletleri’nin Balkanlarda   yeni bir cephe açarak ittifak Devletleri arasındaki bağlantıyı kesmek istemeleri

e. İtilaf devletlerinin Osmanlı askerlerinin K ve Kafkas Cephelerinden çekilmesini sağlamak istemeleri.

İtilaf devletleri bu cephede kazanılacak başarıyı savaşı en kısa sürede bitirecek bir yol ve barışla eşdeğer görüyorlardı. Bu nedenle İngiliz ve Fransız donanmaları 19 Şubat 1915’te savaşı başlattı. Önce denizde başlayan savaş 18 Mart 1915’te Türk topçusunun üstünlüğüyle sona erdi. İtilaf devletleri Çanakkale Boğazını denizden geçemeyeceklerini anlayınca 25 Nisan 1915’te kara savaşlarını başlattılar. Düşman kuvvetleri sekiz aydan fazla süren kara savaşlarında da mağlup oldu (9 Ocak 1916).

Sonuçları

1. Yenilen İngiliz ve Fransız kuvvetleri önemli ölçüde zarara uğradı.

2. Osmanlı Devleti tarihindeki en büyük savunma savaşını vermiş ve I. Dünya Savaşında en büyük başarı bu cephede kazanılmıştır.

3. Savaşın en az 2yıl uzamasına neden olmuştur.

4. Rusya’ya yardım yapılamamış ve Rusya’da Bolşevik İhtilali başlamıştır.

5. Bulgaristan İttifak devletleri safında savaşa girmiştir.

6. M. Kemal içte ve dışta tanınmış, Çanakkale’de gösterdiği başarılar Milli Mücadelenin lideri olmasında etkili olmuştur.

6-5. Suriye ve Filistin Cephesi

Süveyş Kı üzerine düzenlenen taaruzların başarısız olması üzerine İngilizler 1918’de ilerleyişe geçti.Yıldırım ordularının başında bulunan M.Kemal Paşa, İngiliz ilerleyişi karşısında Halep’e kadar çekildi.Böylece İngiliz ilerleyişi Halep’in kuzeyinde durduruldu ve Misak-ı Milli’nin Suriye sınırı çizilmiş oldu.
6-6. Hicaz ve Yemen Cephesi

Osmanlı kuvvetleri bu cephede kutsal yerleri korumak amacıyla savaş sonuna kadar çarpıştılar. Burada bir taraftan İngilizlerle, Diğer taraftan da Mekke Şerifi Hüseyin’in kuvvetleriyle savaştılar.
6-7. Galiçya, Romanya ve Makedonya Cepheleri

Osmanlı kuvvetleri bu cephelerde Avusturya-Macaristan ve Bulgaristan’a yardım için Rusya, Romanya ve Fransa kuvvetleriyle savaştılar
7. OSMANLI DEVLETİ’Nİ PAYLAŞMA TASARILARI

Osmanlı Devleti’nin savaşa girmesi İtilaf devletleri’nde   Osmanlı topraklarının paylaşım düşüncesinin doğmasına neden oldu. İngiltere ve Fransa’nın Çanakkale Cephesini açmaları üzerine tedirgin olan Rusya, gizli antlaşmalar yapılmasını istedi ve bir dizi antlaşma imzalandı.

1.Boğazlar Antlaşması(1915)

2.Londra Antlaşması(26 Nisan 1915)

3.Petrograt Protokolü(Mart 1916)

4.Sykes-Picot Antlaşması(10-23 Ekim 1916)

5.Saint-Jean De Maurienne Antlaşması(19 Nisan 1917)

Gizli antlaşmalar ile Boğazlar ve Doğu Anadolu Ruslara verilirken, Ortadoğu İngilizler ve Fransızlar arasında paylaştırıldı.

Bu antlaşmaları öğrenen İtalya üç devlete (İngiltere,Fransa,Rusya) birer nota vererek yeni isteklerini iletmiştir. Bunun üzerine Konya, Antalya, Aydın, ve İzmir’in de İtalya’ya verilmesi kabul edilmiştir.

Bolşevik ihtilali’nden sonra Rusya savaştan çekilince Rusya’nın payı yeniden gündeme geldi. Sonunda itilaf devletleri Rusya’ya verilmiş olan Doğu Anadolu’nun güneyinde özerk bir yönetim kurmayı (Özerk Kürt Devleti), diğer yarısını da Ermenistan’a vermeyi kararlaştırdılar.

*Gizli antlaşmalar kamuoyuna ilk defa Rusya’da iktidara gelen Bolşevik rejim tarafından duyurulmuştur. Bundan dolayı antlaşmalar uygulama alanı bulamamıştır. Bu antlaşmalara karşı en büyük tepki Wilson ilkeleri ile gösterilmiştir.

8. WİLSON İLKELERİ

Amerika Birleşik Devletleri’nin I. Dünya Savaşına girmesinden sonra Cumhurbaşkanı Wilson, gelecekte yapılacak barışın esaslarını açıkladı (8 Ocak 1918). İtilaf Devletleri ise müttefikleri olan ABD’yi kaybetmemek için bu ilkeleri kabul ettiklerini ilan ettiler. Bu ilkelere göre:

* Galip devletler, yenilen devletlerden toprak ve savaş tazminatı almayacaklardı.

* Devletler arsındaki gizli diplomasiye son verilecek ve barış antlaşmaları açık olarak yapılacaktı.

* Uluslararası ekonomik engeller kaldırılacak devletler arsındaki eşitlik sağlanacaktı.

* Ülkeler arasındaki silahlanma yarışı sona erecekti.

* İşgal edilen Rus toprakları boşaltılacak, Belçika yeniden kurulacaktı.

* Alsace-Loraine Fransa’ya geri verilecekti.

* Devletler arasındaki anlaşmazlıkları barış yoluyla çözümlemek amacıyla Cemiyet-i Akvâm (milletler cemiyeti) kurulacaktı.

* Osmanlı İmparatorluğu’nun Türk bölgelerine kesin egemenlik hakkı tanınacaktı.

* Türk egemenliği altında yaşayan başka milletlerin kendi kendini yönetme hakkı verilecekti.

* Boğazlar her devlete açık olacaktı.

Wilson İlkeleri insancıl hükümler taşımasına karşılık, uygulanabilirlikten uzaktı. İtilaf Devletleri bu ilkelerin kendi çıkarlarına ters düştüğünü görünce, benimsememelerine rağmen kabullenmiş gibi göründüler. Uygulamaya gelince ilkeleri kendi çıkarlarına göre yorumladılar.

İttifak Devletleri ise Wilson İlkeleri’ni sürekli barışın   sembolü olarak gördüler. Zor durumda olmalarına rağmen barış için ümitlendiler.

İlkeler, Türk Devleti’nin bağımsızlığını ifade ederken   azınlıklar konusunu gündeme getirerek Osmanlı Devleti’ni milliyet esasına göre parçalamayı amaçlamıştır.

*İtilaf Devletleri, Wilson İlkelerine ters düşmemek için Mondros Ateşkesi’ne 7. ve 24. maddeyi koydular. Toprak elde etmek için de “manda ve himaye” düşüncesini ortaya attılar. Sonuç olarak Wilson İlkeleri sürekli bir dünya barışı sağlayamamıştır. II.Dünya savaşı’nın çıkması da bu durumu göstermektedir.
9. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NI BİTİREN ANTLAŞMALAR

18 Ocak   1919’da toplanan Paris Barış Konferansı’nda, I.Dünya Savaşı’nı bitiren antlaşmaların taslağı hazırlanmıştır. Bu sırada   ABD’nin amacı dünya barışını sağlayacak bir teşkilatın kurulması idi. “Milletler Cemiyeti” (Cemiyet-i Akvam) nin kuruluşundan sonra ABD diğer   meselelerde   pek   ilgilenmedi. Hazırlanan barış antlaşmaları, yenilen devletlere birer   emrivaki şeklinde kabul ettirildi. Antlaşmaların başına “Milletler Cemiyeti Paktı” Metni konulmuş böylece Milletler Cemiyeti’nin kuruluşu gerçekleşmiştir.

1.Versailles (Versay) Barış Antlaşması

28 Haziran 1919’da Almanya ile imzalandı.

2. St. Germain (Sen Jermen) Barış Antlaşması

Bu barış antlaşması.10 Eylül 1919’da Avusturya ile imzalandı.

3. Trianon (triyanon) Barış Antlaşması

Bu antlaşma   İtilaf devletleri ile Macaristan arasında 4 Haziran 1920’de yapıldı.

4.Neuilly (Nöyyi) Barış Antlaşması

Bu antlaşma, Bulgaristan ile İtilaf Devletleri arasında 27 Kasım 1919’da imzalanmıştır.

10. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NIN GENEL SONUÇLARI

- 1.Dünya Savaşı’ndan en kârlı çıkan devlet İngiltere oldu. Almanya’nın rekabetinden kurtulduğu gibi, Rusya’yı etkisiz bıraktı ve Fransa’yı ikinci plana atarak dünyanın bir numaralı devleti oldu. Fransa Almanya’dan kurtularak İngiltere’den sonra ikinci devlet haline geldi.

- İtalya 1.Dünya Savaşı’nın galibi olarak Avusturya’dan bazı topraklar aldı, On iki Ada’ya kesin hakim oldu.Ancak,İngiltere ve Fransa’nın tutumu yüzünden fazla pay elde edemedi.

- Savaş sonunda başta Osmanlı İmparatorluğu   olmak üzere, Rus Çarlığı, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Alman İmparatorluğu yıkıldı. İmparatorlukların yerine milli devletler kuruldu.

- Litvanya, Çekoslovakya, Polonya, Yugoslavya ve Macaristan bağımsız birer devlet olarak ortaya çıktılar.

- Dünya barışını korumak amacıyla   Cemiyet-i Akvam kuruldu. Sömürgeciliğin yerini Mandacılık aldı.

- Barış antlaşmaları yapılırken sınırların çizilmesinde ”Milliyetçilik” prensibi göz önüne alınmadı. Bu durum sonraki dönemlerde azınlıklar meselesinin doğmasına neden oldu.

- 1.Dünya Savaşı gerek Almanya, Avusturya-Macaristan ve Rusya’daki değişikliklerle, gerekse Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla Avrupa ve Orta Doğu’da denge boşluğuna neden oldu.

- 1.Dünya Savaşı sonunda   yenilen devletlerde   rejim değişiklikleri   meydana geldi.

- 1.Dünya Savaşı sonunda yapılan barış antlaşmaları, sürekli bir barış devrini   başlatmamış ve devletler arasındaki anlaşmaları, sürekli bir barış devrini başlatamamış ve devletler arasındaki anlaşmazlıklar bir süre sonra yeniden ortaya çıkmıştır. Bu durum II. Dünya savaşına giden yolun başlangıcını oluşturmuştur.

11. BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDAN SONRA OSMANLI DEVLETİ’NİN                                                               DURUMU

Birinci Dünya Savaşı devam ettiği sırada İtilaf devletleri, Osmanlı Devleti’nin topraklarının hemen hepsini gizli antlaşmalarla paylaştılar. Bulgaristan’dan sonra Osmanlı Devleti’nin savaştan çekilmesiyle İtilaf devletleri Wilson prensiplerine rağmen gizli paylaşımları yürürlüğe koymaya çalıştılar. Bu arada Osmanlı Devleti’nin mağlubiyeti kesinleşince İttihatçılar, savaşın sorumluluğunun kendilerine yükleneceğini ve Harp Divanı’nda yargılanacaklarını bildiklerinden gizlice yurdu terk ettiler. Bu gelişmeler sonunda 14 Ekim 1918’de Ahmet İzzet Paşa başkanlığında kurulan yeni kabine itilaf devletlerinden ateşkes istedi.

12. MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI ( 30 EKİM 1918)

I. Dünya Savaşı’ndan sonra Wilson prensiplerine güvenen Ahmet İzzet Paşa Kabinesi, İtilaf devletleri ile ateşkes yapmak için Rauf Orbay başkanlığında bir heyet hazırladı. Limni Adası’nın Mondros Limanı’nda dört gün süren görüşmeler sonunda ağır şartlar taşıyan Mondros Ateşkesi Bahriye Nazırı Rauf Orbay ile İtilaf devletleri adına İngiliz Amirali Calthrope arasında imzalandı (30 Ekim 1918).

12-1. Osmanlı Devleti’nin Egemenliğini Kısıtlayan Hükümler

* Boğazlar bütün devletlerin gemilerine açık olacak ve İtilaf Devletlerince işgal edilecektir.

Yorum: Osmanlı Devleti’nin Anadolu ile Rumeli toprakları arasında bağlantı kesildi ve Osmanlı toprak bütünlüğü bozuldu.

* Müttefikler, Güvenliklerini tehdit edecek durumda olduğunda her hangi bir stratejik noktayı işgal edebileceklerdir (anlaşmanın asıl metninin 7. maddesi).

Yorum:

a. İtilaf devletleri işgalleri bu maddeye dayanarak yaptılar.

b. Bu madde bütün Osmanlı topraklarının işgal edilmesine zemin hazırladı.

c. İtilaf devletleri bu maddeyi ateşkese koyarak Wilson prensiplerine ters düşmekten kurtuldular.

d. Ateşkesin en ağır maddesidir.

* Vilâyat-ı sitte’de ( altı ilde, Erzurum, Van, Harput, Diyarbakır, Sivas, Bitlis) bir karışıklık çıktığında İtilaf devletleri buraları işgal edebilecektir. (anlaşmanın asıl metninin 24. maddesi)

Yorum: Bu madde ile Ermeniler korunmuş ve ileride kurulması amaçlanan ermeni devleti’ne zemin hazırlamıştır. Ateşkesin İngilizce metninde bölgeden altı ermeni vilayeti olarak söz edilmiştir.

* Bütün ulaşım ve haberleşmeye ait araç-gereçler İtilaf devletlerinin denetimine girecektir.

Yorum: Haberleşme hattı ele geçirilerek işgalci güçlere karşı yapılabilecek topyekün isyanlar önlenmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda bütün vatan topraklarının işgal edilebileceğine dair belirtidir.

12-2. Askeri Hükümler

* Sınırların korunması ve iç güvenliğin saplanması için gerekli askeri kuvvetten başkası terhis edilecektir.

Yorum: Bu madde ile Osmanlı Devleti savunmasız duruma getirilmiş ve işgaller kolaylaştırılmıştır.

* İtilaf devletlerinin ve Ermenilerin esirleri İtilaf devletlerine teslim edilecektir. Türk Esirleri ise, İtilaf devletlerinin denetimi altında kalacaktır.

Yorum: Bu madde ateşkes anlaşmasında devletlerin eşitliği prensibine uyulmadığını göstermektedir.

* Trablusgarp ve Bingazi’deki Türk subayları İtalyan garnizonuna, Hicaz, Suriye ve Irak’ta bulunan askeri birlikler itilaf devletlerine teslim olacaktır. Ayrıca İran ve Kafkasya’ya giren Osmanlı birlikleri işgal ettikleri yerlerden derhal geri çekilecektir.

12-3. Ekonomik Hükümler

* Ülkenin ihtiyacı karşılandıktan sonra geri kalan kömür, akaryakıt ve deniz gereçlerinin hiçbiri dışarıya satılamayacaktır.

* Osmanlı Devleti’nin bütün savaş gemileri teslim olacak ve limanlarda tutuklu bulundurulacaktır.

* Bütün demir yolları   İtilaf devletlerinin denetimine verilecektir.

* Toros tünelleri İtilaf devletleri işgal edilecektir.

Yorum: Devletlerin hayatiyetlerini devam ettirmelerinde ekonomik bağımsızlık çok önemlidir. Çünkü ekonomik bağımsızlığı olmayan devletlerin siyasi bağımsızlığı da   geçicidir. İtilaf devletleri bu ağır hükümleri Osmanlı Devleti’ne kabul ettirerek Osmanlı devletini ayakta duramayacak ve kendilerine bağımlı olacak hale düşürmüşlerdir. Ateşkes hükümlerine göre Osmanlı imparatorluğu fiilen tarihe karışmıştır. Çünkü bu hükümlerle Osmanlı imparatorluğu çökmüş ve galip devletlerin kendisi hakkında vereceği karara razı olmuştur. İtilaf Devletleri’ne kayıtsız şartsız teslim olan Osmanlı Devleti, yurdun işgalini de kabullenmiş oluyordu.

12-4. Ateşkese Tepkiler ve Ateşkesin Uygulanması

Mondros Ateşkes Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin varlığını ortadan kaldırmaya yönelik olduğu halde Osmanlı devlet adamları bunu görememişlerdi. Sadrazam Ahmet İzzet Paşa, Mondros Ateşkes Antlaşmasının Bulgaristan, Avusturya ve Almanya ile yapılan ateşkes anlaşmalarından daha hafif olduğu görüşünde idi. Padişah ise ağır şartlar taşımasına rağmen ateşkesin kabulünden yanaydı. Bu arada I. Dünya Savaşı sırasında yönetimi elinde bulunduran İttihat ve Terki Partisi, Teceddüt Fırkasına dönüşerek kendini feshetti.

Mondros Ateşkes Antlaşması sırasında Yıldırım Orduları Grup Komutanı olan Mustafa Kemal Ateşkesin en çok, memleketi yabancı işgaline açık bırakan hükümlerine tepki gösterdi. İstanbul hükümetinin tavrı ise Yıldırım Orduları Grubunu ve VII. Ordu karargahını kaldırmak oldu. Mustafa Kemal de Harbiye Nezareti emrine alındı.

Mondros Ateşkes Antlaşmasının yürürlüğe girmesi ile işgaller başladı. İlk işgal edilen yer Musul oldu (3 Kasım 1918). Bir taraftan Türk ordusu terhis edilirken, diğer taraftan da Osmanlı Devleti’nin her türlü ulaşım ve haberleşmesine, maden ve ürünlerine, silah ve cephanelerine el konuluyordu. 13 Kasım 1918’de İtilaf Devletleri donanması İstanbul önlerine kadar geldi. Mondros Ateşkes Antlaşmasının 7. maddesini ileri süren İtilaf Devletleri işgalleri devam ettirdiler. İngilizler Musul’dan sonra Urfa, Antep ve Maraş’ a girdiler. Fransızlar Adana ve çevresini, İtalyanlar ise, Antalya ve Konya’yı işgal ettiler. İşgaller sırasında Ermeni patriği Zaven efendi’nin bir İngiliz gemisi ile İstanbul’a gelmesi ve gösterilerle karşılanması, Fransız General Franchet d’Esperey’in Fatih’in 1453’te İstanbul’a girişi gibi, Rumların kendisine hediye ettiği beyaz bir atla İstanbul’a girmesi azınlıkların taşkınlıklarını daha da artırdı.

İstanbul hükümetinde ise Ahmet İzzet Paşa’nın istifasından sonra yeni kabineyi Tevfik Paşa kurdu. Ancak onun da istifası üzerine 4 Mart 1919’da yeni hükümet İngiliz taraftarı olan Damat Ferit Paşa tarafından kuruldu. Osmanlı parlamentosu da kapatıldı.



http://www.lovepowerman.net/
__________________

Bu ileti en son lovepowerman tarafından 10.10.2010- 15:12 tarihinde, toplamda 1 kez değiştirilmiştir.

Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası  »  Tarih
 »  İNKILAP KAVRAMI-1

Forum Ana Sayfası

Forum Yazılımı:   php Kolay Forum (phpKF)  ©  2007 - 2010   phpKF Ekibi

Love Power Man

 RSS Beslemesini Görmek için Tıklayın   RSS Beslemesini Google Sayfama Ekle   RSS Beslemesini Yahoo Sayfama Ekle